Eksik... Sanki ne yaparsam yapayım hiçbir şeyden zevk alamıyorum. Geçmişe takılı kalmış gibi hep o günü düşünüyorum; keşkeler sarıyor etrafımı, hüzün bırakmıyor peşimi. Ama nafile, artık giden gitti kara toprağa. Bu hicran vakti elbet bitecek; işte o zaman vuslatın gölgesi düşecek yorgun ruhuma. Hasretle mühürlenmiş bu kapı elbet aralanacak ve toprağın sessizliği, yerini ebedî bir kavuşmanın huzuruna bırakacak. O gün gelene dek, kalbimdeki bu sızı senin hatıranla beslenen en kıymetli emanetim olarak kalacak."
“Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz.
Biz neşatın da gamın da rüzgârın görmüşüz.
Çok da mağrur olma kim meyhane-i ikbalde,
Biz hezaran mest-i mağrurun humarın görmüşüz.”
saçlarında kayboldum ben
kemanlar viyolalar
santur ve tambur sustular
dudaklarında zamanları aşan o şarkı
dudaklarında sarhoşum ben
dağıldı kalbim ayaklarının altında
kalbinde eridim ben
ama sen,
sen eni sonu kapattın gönlünün kapılarını
karanlıkta kaldım ben.
gitmesen de kalsan
safir ve yakuttan kelimeler
dizsem boynuna
kalsan,
kölen olsa, peşinden sürüklense bedenim
kalsan da
ben ölsem ruhunun dizleri dibinde.