ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an.
gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: ben kimim ? süpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım ? haksızlığa uğramama korkusu olmadan yaşayabilseydim ? acıdan korkmadan sevebilseydim ? yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden , bugünün tadını çıkarabilseydim ? zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden çalabileceğinden korkmamış olsaydım ? evet. ne yapardım ? kimleri umursardım ? ne için savaşırdım ? hangi yollarda yürürdüm ? nelerden haz alırdım ? içimdeki hangi gizemleri çözerdim ? kısacası, nasıl yaşardım ?
iç benliğimizin dış benliğimizden farklı bir şey olduğu fikri gayet popüler, modern bir görüş. bir çözümü satın alarak daha sahici, daha gerçek, daha iyi, daha zengin bir versiyonumuza ulaşabileceğimiz fikri. bir şişe dior parfüm ormandaki bitkilerden ne kadar uzaksa bizim de kendi doğamızdan o kadar uzak olduğumuz fikri.