Başını örten kızlar felsefe bilmelidir, Türklüğü ve Müslümanlığı ileriye taşıyacak olan da budur; Müslüman kızın felsefe bilmesi… Türklüğün yeniden dirilmesi, eski gücüne ulaşması ancak başını örten kızın felsefe bilmesiyle gerçekleşecektir diyor Sevgili İsmet’ciğim Özel.
Kadınların; kendilerinin bile kendilerini bir nesne olarak gördüğü bir dönemde, kadına böyle büyük bir değerin atfedilmesi yazarımızı takdir ettiğim bir konu.
Her şeyin iyiye güzele doğru gitmesi, yozlaşmanın yerini güzel ahlaka bırakması, ülkenin içine düştüğü bataklıktan kurtulması…ancak kadınların felsefe okuyup kendi değerini anlamasıyla mümkündür. İsmet Özel biz kadınlara büyük ve güzel bir anlam yüklemiş, var olsun…
Kaleminin ve düşüncelerinin ağır olduğunu söylerler, katılmıyorum.
Anlaşılması zor bir adam olduğunu söylerler, buna da katılmıyorum. Zira İsmet Özel’inki “anlaşılması zor olmak” durumu değildir, kendi kendini bile anlayamama durumudur. Kendi kendiyle bile çelişme durumudur. Kendi içinde tutarsızlık durumudur. Kafası karışık olma durumudur. Kafası karışık bir adam bir şeyler yazıyor, söylüyor; bizimkiler de diyor ki “oo anlaşılması çok zor bir adam(!)”
Kitapta baştan sona Türkçülük, Türk ırkının yüceliği, üstünlüğü anlatılıyor.
(Hamdolsun Türk olduğum için ben de onurluyum, ırkım bir onur ve gurur vesilesidir benim için de.)
Ama hem aşırı Türkçü hem de İslamcı olamazsın, kanımca. Eğer kendini dindar, muhafazakar bir insan olarak görüyorsan önce Müslümanlık, sonra Türklük gelir. Önce din, sonra ırk gelir.
Evet, İslamiyetin yayılmasında Türklerin etkisi çok fazladır, hatta en fazladır. Evet, İslamiyet dünyaya bu denli yayıldıysa Türkler aracılığıyla yayıldı; bunu kimse yadsıyamaz zaten.
Ama şunu da gözardı etmemek gerek ki İslamiyetin ne Türklere ne de başka herhangi bir duruma,