İrmaaa

Ruhumun Dalgaları Ruhumun dalgaları, koşup kabarmayınız Her damlanız tutuşan göğsüme birer bıçak. Kalbim bir kayadır ki, neredeyse yıkılacak, Hayalden köpüklerle kalbimi sarmayınız. Dümdüz olsam diyorum, ve kumlu bir sahili Yalayan sular gibi siz de yavaşlasanız. Bilmediğim yeni bir masala başlasanız, Çekilse kulağımdan hatıraların dili. Ey eski gunler artık bana yaklaşmayınız, Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşina. Bütün bir hayat bile değmez bir göz yaşına, Ruhumun dalgaları, köpürüp taşmayınız. Sabahattin ALİ
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşsiz mi dedim? Keşke işsiz olsalardı! O zaman ahlak daha temiz kalır, toplum daha rahat yaşardı. Ama kendilerini beğenmiş bu boş adamlar parlak sözleriyle her tarafa girer çıkarlar; uğursuz paradokslarıyla inancı temelinden yıkar, erdemi kökünden çürütürler; din ve vatan gibi eski sözcüklere dudak bükerler; bütün sanatlarını ve felsefelerini insanların kutsal saydığı her şeyi baltalamaya, kötülemeye harcarlar.
Felsefe
Son mektup
Dünya durmaz, bahar olur, kış olur, Belki senin gözün yaş olur, Ben garibim, benim gönlüm hoş olur, Sevdiklerim ayda yılda andı mı... Yıldız olur sana ışık tutarım, Bülbül olur pencerende öterim. Yer altında belki rahat yatarım Yer üstünde çektiklerim dindi mi... Şimdi yaşamayı tatlı bulursun, Koşarsın, gülersin tez yorulursun, Bir gün olur yine bana gelirsin Deli gönlün yaşamağa kandı mı... Sabahattin ALİ
Şiir
Özgürlük, feragat, yasalara bağlılık gibi kutsal sözlerin yerini Epikuros'un, Zenon'un, Arkesilaos'un isimleri tuttu. Kendi filozofları da diyor ki: ''Aramızda bilginler yetişmeye başlayalı, iyi insanlar ortadan kayboldu.'' O zamana kadar Romalılar erdemi yaşayışların da göstermekle kalmışlardı: Erdemin bilimini yapmaya başladıkları gün her şey mahvoldu.
Atina zarifliğin ve zevkin merkezi, hatipler ve filozofların ülkesi oldu. Orada yapıların inceliği dilin inceliğine uyuyor, her yanda en usta sanatçıların elleri mermere ve beze can veriyordu. Ahlakın bozulduğu bütün çağlarda taklit edilecek olan o olağanüstü eserler hep Atina'dan çıkmıştır.