ırmak

ırmak
@irmakhc
non può aiutare
dillendirilmemiş bir hikâye var gönlümde suskunluk kilidini vurma dudaklarıma çöz ayaklarımdaki ağır prangaları gönlüm perişan bu sevdayla gel… kendinden başkasını düşünmeyen adam gel, aç kafesin kapılarını zindana mahkûm edeceksen ömrümü son anlarımda olsun özgür bırak beni suskunluk kilidini vurma dudaklarıma söylemeliyim sırrımı herkesin kulağına ulaşmalı ateşten sesimin çınlayışları şiirin baştan ayağa günah deme o utançtan, o günahtan bir kadeh ver bana cennet, hûriler, âb-ı kevser senin olsun cehennem ateşinin dibinde bir ev ver bana
alıp götürüyorum, o uzak noktaya arındıracağım onu günahın renklerinden aşkın lekesinden yokluğa götüren yersiz isteklerden alıp götürüyorum, senden uzak kalsın diye senden, ey boş umudun cilvesi alıp götürüyorum onu, diri diri gömeyim de kalmasın gayrı kavuşma hevesi inleyiş titriyor, gözyaşı oynuyor âh bırak, bırak kaçıp kurtulayım senden, ey günahın coşkun pınarı en iyisi bu belki de, senden sakınayım … ayağımı bağladı sonunda yolculuk bağı gidiyorum, dudaklarımda gülümseme, bağrımda kan gidiyorum çek elini gönlümden ey, hiçbir şey vermeyen, boş umut.
sonsuz bir karanlığım ben, sonsuz bir yokoluş sen, umudun parlak güneşisin ey mutluluk saçan ışık ruhuma vuruyorsun ama sen bana geçsin.
hevesin ağlarını onun etrafına boşuna örüyorsun ey susuz arzu, boşuna gün gelecek yorgun ve çaresiz güleceksin hevesin zayıf ağlarına yakacağım senin umut harmanını muradına erememenin ve hasretin alevleriyle. ey bozgunculuk peşindeki günahkâr kalp, gün gelir kurtulursun belki de. kederin ağır halatıyla bağlayacağım seni bir daha uçamayasın diye ona. takatin yok, yorgunsun ey gönül kuşu hemhâl ol, hemhâl… onun gamıyla.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
“Herkesten sakladığı ruhunu ihtimal ki bu deftere dökmüştü ve şimdi onunla beraber gitmek istiyordu.”