O bütünüyle ataerkil olan bir toplumun ortasında ve bütün o eleştiriler karşısında,inandıkları o şeye korkmadan sıkı sıkı sarılmak kim bilir nasıl bir deha ve nasıl bir tutarlılık gerektiriyordu?
İnsanların huzur ve sükunet içinde olmakla yetinmeleri gerektiğini söylemek yararsızdır,çünkü onlar hareket etmek için doğmuşlardır ve diledikleri canlılığı bulamadıkları takdirde onu kendileri yaratırlar.
Belki de, şu sınıfsal sınırları aşma meselesi göründüğü kadar kolay değildir!Aksine,karanlığın içine çılgın bir yolculuktur ve sonunda gülümseyen kaplan olacaktır.