Canımın içi, yüreciğin yaralandı. Gücümün ve zayıflığımın karşı konulmaz yasasına uyuyorum diye zalim sanma beni. Senin yüreciğin yaralandığı vakit, benim kabına sığmayan yüreğim de seninkiyle birlikte kanar. Muazzam küçük düşmüşlüğümün sevinciyle senin sıcak canının içinde yaşıyorum ve sen benim canımın içinde öleceksin; pek tatlı bir ölümle.
Gözünün feri sönmüş bir halde, bu soğuk, tenha yola ve solgun, ölü geceye göz gezdirdi. Etraftaki hiçbir şey kalbinden daha soğuk, hiçbir şey ondan daha yarı ölü halde değildi. Bir meleğe aşık olmuştu. Şimdi bir kadından nefret ediyordu!