bizi bıraksalar. ben onun dizlerine yatsam. içgüdülerimizle gövdelerimizi tanısak. birbirimizi sevsek. doğanın geliştireceği sevgi içinde büyüsek. ana karnındaki çocuk gibi.
gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi