Veron

Veron
@irriducibili
Tekrarların tekrarı
2/10
·160 syf.··
2024 9. kitabı
Bu kitap, İhvan-ı Müslimin'in bir kılavuzu olarak görülebilir. Kitabı sadece oluşumu tanımak ve kurucusundan dinlemek istediğim için okudum. Peki içerik? Spor yapın, kendinizi ilme verin, eyleme geçin, Allah bizimledir ve bir gün mutlak "Batı medeniyetini" aşarız öğretisinden ileri geçmiyor. Yaklaşık 600 yıllık ezberlerin tekrarı... İslam dininin mensupları ve ilim insanları, medeniyet olarak geriye düştüğünü kabullendiğinden bu yana çeşitli risaleler ve layihalar yazıyorlar. Ve ne olursa olsun kendini tekrarlayıp durmaktan ileri de gidemiyorlar. Yazık ki bu tekrarlar, ülkemizin yönetici kısmını da besleyen ideoloji. İyi okumamalar. Hasan el-Benna
Siyaset & Politika
Müslüman Kardeşler TeşkilatıHasan el-Benna · Özgü Yayınları · 2016183 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tembellik ve Çalışkanlık Kültürünün İnşası
5/10
·384 syf.··
2023 10. kitabı
Kitap, Osmanlı'da modernleşme çabalarında çalışkanlık pratiğinin geniş halk kitlelerine ve yönetici/idari zümreye aşılanması, dönemin ahlâkî ve sanatsal yapıtlarında toplumun bir kusuru olarak kabul edilen "tembelliğinin" üzerinden kaldırılması için harcanan çabalar üzerine inşa edilmiş. Dönemi anlamak ve kültürel tartışmalara hâkim olabilmek için önemli bir eser. Yazar, döneme oldukça hâkim ve iyi bir araştırmacı, bu konuda şüphe yok. Ancak kitabın kurgusundaki teknik bazı hatalar benim için dikkat edilmesi gereken bir husus. Bunların en önemlisi sanırım yazarın söylemlerinde çok sık tekrara düşmesidir. Kitabın başında, sonunda, ortasında sürekli olarak tekrar eden cümle ve konular bulunmakta. Kitabın mevcut sayfa sayısı 337 ise bu gereksiz tekrarlara düşülmese kitap en az 100 sayfa daha kısa olur. Emin olun bu eksiltme kitabın niteliğinden hiçbir şey kaybettirmezdi. Bu durum yalnızca bu kitap için değil, Batı eksenli tarih-araştırma kitaplarında sıkça maruz kaldığım bir durum ve bunu anlamlandırmakta güçlük çekiyorum. Şüphesiz bu durum, okuyucuya gereksiz okuma yükü bindiriyor. Sosyal bilimlerde "information" vermekten çok "knowledge" aktarmaya odaklanırsak belki daha büyük iş başarmış oluruz. Değinilmesi gereken bir diğer nokta ise yazarın, Türk tarihindeki bazı kavramlara karşı "saldırgan" bir tutum sergilemesidir. Örneğin, Osmanlı'nın son dönemlerinde bedenin terbiye edilmesi ve güçlendirilmesi, jimnastik eğitim politikası, yazara göre Ermenilere karşı işlenen "vahşetlere" yardımcı olmuş. Herhalde spor ve katliamı eşleştirmek çok temiz bir niyetle yazılmamış olsa gerek. Yine buna ek olarak Sonsöz kısmında Öğrenci Andı'na karşı alerjisi olan yazarımız bu metni "zorla homojenleştirme" olarak nitelemiş. Bütün imparatorluk paydaşları tarafından abluka altına alınan
Tarih-Araştırma
Osmanlı'da Tembelliğin İcadıA. Melis Hafez · Fol Kitap · 202314 okunma
Toplumu Okumak
10/10
·222 syf.··
2022 4. kitabı
Görece orta sınıf bir aileye mensup iyi bir hayat yaşayan bir birey olmama rağmen çevremde gördüğüm sefalet ve yoksulluk daima ilgimi çekmiş ve üzerine düşündüğüm bir konu olmuştur. Bu bağlamda Jack London'un "Uçurum İnsanları" adlı eserini okuduğumda adeta çarpıldım. Öncelikle yazar, muhteşem bir dile ve anlatım gücüne sahip. Buna ek olarak mizahî bir dile de sahip olması sizi bu acınası hayatları okurken gülümsetiyor. Kitap, 1900'lerin başında Londra'nın Doğu Yakası'na sosyal bir çalışma amacıyla kılık değiştirerek giren bir öğrencinin gözlemlerine dayanmakta. Karakterimizin gözlem gücü inanılmaz derecede yüksek. Ayrıca dönemin şartlarını anlamak için eseri okumak muhteşem bir katkı sunuyor. Anlatıcı ile birlikte sanki o sokaklarda siz de geziyor ve anlatılanlara şahit oluyorsunuz. Sanayi Devrimi ve kapitalizmin insanı soktuğu vaziyetler içinizi sızlatma konusunda başarılı. Ben daha önce herhangi bir romandan bu kadar etkilendiğimi ve bana hitap eden kitap okuduğuma nadir rastladım. Hayatımın henüz başlarında olmama rağmen top 3'üm arasında daima yer alacak. Bunlara ek olarak paralel bir okuma olarak yaşanan acınası hayatların günümüz Türkiye'sindeki manzaradan çok uzak olmadığını sezebilirsiniz. Özellikle eserin son bölümü olan "Yönetim" başlığı altında bizzat yaşadığınız ülkeyle birebir özellikler gösteren tespitler okumak mümkün. Sonuç olarak, kendi adıma yüksek derecede etkilendiğim bu eseri yazan Jack London'a ve çevirisini bu derece başarılı yapan Yiğit Yavuz'a ve İletişim Yayınları'na şükranlarımı iletiyorum.
Roman
Uçurum İnsanlarıJack London · İletişim Yayınları · 20254,560 okunma
Müslüman Mahallesinde Salyangoz Satmak
1/10
·216 syf.··
2022 3. kitabı
Birleşmiş Milletler'in işlevselliği ve yürütümündeki problemlerin çözülmesi için reform sunumu olarak yazılan eserde çeşitli konularda iyi noktalara parmak basılmış. Dile getirilen söylemler doğru olsa da kitap, bir arkadaşınızın sürekli aynı anılarını farklı günlerde size anlatması gibi bir probleme sahip. Kısaca 20 sayfada bitirilebilecek konu, sayfalarca süren aynı konuların tekrarı gibi komik bir hataya sahip. Hatta okurken acaba basım hatası mı var diye kendime sorup durdum fakat öyle değilmiş. Aynı şeyler sürekli karşınıza çıkıyor. Kısacası zaman kaybından öteye gidememiş bir kitap. Başta söylediğim gibi 20 sayfalık bir makale ya da rapor olarak sunulsa eh işte derdim. "Yönetişim" kelimesini de kim öğrettiyse yazara sağ olsun her sayfada büyük iş başarıyor gibi kullanması eğreti duruyor. Tabi bir de "Dünya, beşten büyüktür" söyleminin büyük puntolarla gözünüze sokulması. Zaten kitap da bu cümle üzerine şekillenmiş. Ayrıca kitabın yazarı olan şahıs, BM'yi totaliter, dışlayıcı, kendisi gibi düşünmeyenleri önemsemeyen hatta ezen, adalet yoksunu, hukuku yok sayan, farklılıkları göz ardı eden, çürümüş bir kurum olarak eleştiriyor. Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız bu kavramlar size yaşadığınız ülkeyi çağrıştırabilir. İnsanları, kurumları ya da herhangi bir şeyi eleştirirken önce aynada kendimize bakmakta fayda var diye düşünüyorum. AROG filminde Arif Işık karakterinin söylediği gibi "İyi niyetli bi çalışma ama yemezler."
Siyaset & Politika
Daha Adil Bir Dünya MümkünRecep Tayyip Erdoğan · Turkuvaz Kitap · 20211,303 okunma
Bir Deli Kuyuya Taş Atmış Kırk Akıllı Çıkartamamış
3/10
·335 syf.··
2022 2. kitabı
Nietzsche'yi bence kendi dönemi içinde okumak en doğru şey ve ona yapılacak en büyük iyilik olur. Bu tutum dışındaki bir okuma hem gülünç hem acınası duruyor. Hem bu sitede hem çeşitli ortamlarda "Böyle Buyurdu Zerdüşt" güzellemeleri görüp duyunca kitabı okumak için heves ediyorsunuz ancak kitap tamamen hayal kırıklığı. Çeşitli sağlam aforizmalar bulunmasına rağmen bunlar da toplamda 50 sayfada anlatılacak bir öğreti diye düşünüyorum. Hele bu kitap için, "Hayatımı değiştirdi, dünyayı anlamamı sağladı, başyapıt, okuması/sindirmesi çok zor" gibi tanımlama yapanlara acıyarak bakıyorum. Belirttiğim gibi birkaç sağlam aforizma dışında kitabın size sunduğu ve sunacağı herhangi bir ufuk açıcı öğreti yok. "Ben de okudum o kitabı yaa, Nietzsche bi kere abiiii, nihilizim/üstinsan çok önemli" gibi gevşek konuşmaların öznesi olmak isteyenler kitabı güzel bulacaktır. Bütün bu yergilerin yanı sıra Hıristiyan inancına ağır ve hakaret düzeyinde eleştiriler var. Muhtemelen bu yazar Müslüman ağırlıklı bir ülkede doğup İslam özelinde böyle bir kitap kaleme alsa herhalde ülkede Nietzsche övenlerin sayısı %75 düşer, iğneyi de çuvaldızı da başkasına batırdığı için övülmesi çok normal. Sonuç olarak 335 sayfalık bir zaman kaybı yaşamak istemeyen arkadaşların bu saçmalıkla uğraşmasını tavsiye etmem. Bu taşı kuyuya hangi deli atmış bilmiyorum ama ben çıkarmak için bir adım attım. Unutmayalım ki kırılacak çok put var sevgili okurlar.
Friedrich Nietzsche
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma