irem

“Yaşamak, kendisi olabilmeyi ve yaşama etkin bir biçimde katılabilmeyi tanımlar. Bu, insanın kendi sorumluluğunu, bir başka deyişle, yaşamına anlam katma sorumluluğunu içerir. Sorumluluğunu üstlenen kişi özgürdür. Özgür insan daha az korkar, onun için sevebilir!”
Reklam
“Çünkü, insan orta yaşa ulaştığında zamanla ilişkisi de önemli bir değişikliğe uğrar, insan gençken zamanı, kaç yılı geride bıraktığını düşünerek değerlendirir. Kaç yılı kaldığını düşünmeye başladığı andan itibaren de orta yaşa girmiş olur.”
“... çağdaş dünyanın gerçekleriyle ve kendi tarihsel mirasını uzlaştırıcı bir yaşam felsefesi geliştirememiş toplumların, kronolojik yaşıyla orantılı olarak olgunlaşmış bireyler üretebilmelerini beklemek bir ütopyadır!”
“Varoluş sorumluluğundan kaçış mekanizmalarından biri de sürekli bedensel yorgunluk biçiminde görülür. Böylesi kişiler aslında fazla çalışmazlar ve durum, bedensel bir yorgunluk belirtisi olmaktan çok ruhsal kökenlidir. Bir başka deyişle, bilinçdışında işleyen bu mekanizma sonucu kişi kendisini gerçekten de yorgun hisseder. Bedensel yorgunluktan farklı olarak, böylesi yorgunluklar dinlenmekle de geçmez. Sabah güne başlarken de yorgundur, günlük olağan işleri yapmak bile ona zor gelir, ortalama insanın enerji ve canlılığından yoksundur ve çoğu kez işlerini tamamlayamaz; yorgunluğunu gidermek için fırsat buldukça dinlenir ya da uyur, ama uyandığında yine yorgundur.”
“Peki ya bu satırları okurken şöyle düşünüyorsanız? “İlk adımı uygulayamam, çünkü ne yapmak istediğimi bilmiyorum. Sevdiğim bir çalışma alanı bulmak için ne yapabilirim?” Eğer durumunuz buysa, size yol gösterilmesi için şu ifadeyi kullanabilirsiniz: Bilinçaltımın Sınırsız Zekası bana hayattaki doğru yerimi gösteriyor. Bu cümleyi sessizce, olumlu bir biçimde ve sevgiyle derin zihninize söyleyin. Buna inanç, güven ve ısrarla devam ederseniz, karşılığı size duygu, sezgi ya da belli bir yöne doğru eğilim olarak geri dönecektir. Bu karşılık açık, huzurlu ve sessiz içsel farkındalık şeklinde olacaktır.”
Reklam