İrem

9/10
·64 syf.··
2025 187. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 19:26
Kitap benim için gerçek bir tamamlayıcı eser niteliğindeydi. Bu kitabı Tolstoy'u okumadan okumak da Gorki'yi okumadan okumak da pek doğru olmaz diye düşünüyorum. Kitapta Tolstoy'un son günlerine eşlik eden ve onu anlamak isteyen Gorki'nin gözlemlerini görüyoruz. Gorki, Tolstoy'u zaten tanıyor ve gerçek bir hayran gibi onu kendi içinde hem övüyor hem de eleştiriyor. Zaten artık ömrünün son dönemine gelmiş olan Tolstoy'u herkes tanıyor bu nedenle kitabın Tolstoy'un yaşamını anlatma gibi bir işlevi olduğunu sanmıyorum. Hayatını, sorgulamalarını, içine düştüğü boşlukları ve boşluktan çıkınca tutunduğu dalları eserlerinde anlatmaktan çekinmeyen Tolstoy'un başka biri tarafından anlatılmaya pek de ihtiyacı yok ama biz eserde Tolstoy'un hayatı boyunca yaşadığı sorgulamaların yaşamının son anında da devam ettiğini görüyoruz. Kitabın bu işlevini çok sevdim. Bize Tolstoy'un yaşamının son anında bile Tolstoy olduğunu gösterdi. Benim için kitapta değerli olan bir diğer nokta ise Tolstoy'u Gorki'nin dilinden görmüş olmaktı. Gorki bir noktaya oturtulması zor yazarlardan. Onu bir noktaya oturtmamız şart mı, o da ayrı bir konu. O devrim edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri ve hem yaşadığı mücadele dolu hayatı ile hem de eserleri ile devrimin anlaşılması için çok önemli bir unsur. Bunun yanı sıra bu mücadeleci, cesur ve güçlü kalemin Stalin'e kralcılık yapması, onun zulümlerine ses çıkarmak bir yana bir de yazar dostlarını ispiyonlayacak kadar alçalması ne büyük bir çelişki. Böylesine cesur bir adamın Lenin'in bile uyardığı bir insana bu kadar bağlı olması ve tüm haksızlıklara susması bence Gorki'nin en büyük çelişkisi. Böylesine çelişkili iki insanın bir araya gelmesi ve birini diğerinin gözününden görmek kitabı harika bir eser haline getiriyor. Tolstoy hayatı boyunca
Tolstoy'dan AnılarMaksim Gorki · Yapı Kredi Yayınları · 20181,026 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

İrem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·84 syf.··
2025 189. kitabı
Mihail Bulgakov
6.5/10 · 1.575 okunma
7/10
·192 syf.··
2025 188. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 07:04
Kitapta yazarın daha önceden yayımlanmış ve yayımlanmamış, yarım kalmış öykülerine yer veriliyor. Yarım bırakılmış öykülerin yazarın ölümünden sonra bulunan notlarından çıkarılması edebiyat açısından çok değerli bir iş. Tek başına bu sebeple bile yayınevini tebrik etmek gerekiyor. İkinci olarak yazarın öykülerinin yarım bırakıldığının ve notlarından alındığının belirtilmiş olması çok hoşuma gitti. Çehov'un öykü derleme kitaplarını okurken en çok eleştirdiğim nokta yazarın beğenmeyip yayımlamak istemediği ya da para kazanmak için takma ad ile yazdığı hikayelerinin hiçbir uyarı olmaksızın ana hikaye kitaplarında rastgele verilmesiydi. Parasızlıktan takma ad ile yazılan bir eserin özeni ve değeri elbette diğeri gibi olmuyor ve bunu belirtmeden vermek yazarın değerine gölge düşünebiliyor. Bu eserde editörün ve yayınevinin titizliğine bu sebeple bir kez daha hayran kaldım. Eserin girişinde her şeyin önceden belirtilmesi yayıncının hem Kemal Tahir'e hem de okura ne kadar saygı duyduğunu gösteriyor. Eserin içeriğine gelecek olursak eserde yer alan öykülerle hem dönemin yaşamını hem de Kemal Tahir'in insanlara bakış açısını görüyoruz. Yazım dili sürükleyici olsa da bazı öykülerin konuları ve yazarın oradaki kadına bakış açısını pek sevmedim. Elbette yazarın "Tüm kadınlar ahlaken düşük bir konumdadır" gibi bir iddiası yok ama yazarın diğer eserlerinde de kadını fikren ve ahlaken zayıf görme eğiliminde olduğunu bildiğim için onun kadına bakışını az çok anladığımı düşünüyorum. Eserdeki bazı öyküler Kemal Tahir tarzının dışında olmakla birlikte okuması zevkli öykülerdi. Eserde yazarın sert üslubunu karakter konuşmalarında sık sık görüyoruz. Bu açıdan yazarı daha iyi anlamaya yönelik okuma yapılabilecek bir eserdi. Okurken sık sık eleştirsem de bitirdikten sonra beğendiğimi fark
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
7/10
·256 syf.··
2025 182. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 20:22
Eseri okumadan önce İlber Hoca'nın dilinden Tanzimat'tan Cumhuriyet'e bir tarih anlatımı göreceğimi zannetmiştim fakat eserde İlber Hoca'nın Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan olaylara ilişkin kaleme aldığı köşe yazılarına yer veriliyor. Hal böyle olunca her bölümde diğerinden kopuk bir şekilde yeni bir yazı karşımıza çıkıyor. Türk eğitim sistemi ile ilgili bir şeyler okurken bir anda bu meseleden çok farklı bir başlığa atlıyoruz. Bu açıdan kitabın başlığı benim için epey yanıltıcıydı ve bence kitap ismi yeni basımlarda değiştirilerek içeriğe uygun hale getirilmeli. Kitabın içeriğine gelecek olursak İlber Hoca tüm kitaplarında aslında olayları ve olguları yorumluyor. Seyahatname kitaplarında bile bunu görüyoruz. Bu eserde de İlber Hoca'nın Türkiye'nin yakın tarihindeki birkaç meseleye dair yorumunu görüyoruz. Onun görüşlerine önem verenler için onu okumak çok zevkli, görüşlerini sevmeyenler içinse onu okumak her konuda konuşan bilmiş bir adamı okumak gibi hissettirebilir. Hocanın edebiyat görüşlerine katılmadığım zamanlar onun sözleri bana biraz "benbilirimci" hissettiriyordu. Daha önce onu okumamış olanlar bunu bilerek yani hocanın eserlerini akademik bir tarih aktarımcısı olarak değil, analizci/yorumcu olarak yazdığını bilerek onu okumalı. Kitabın ismini saymazsak eser klasik bir İlber Hoca okumasında olduğu kadar zevkliydi. Ben zevkle okudum ve eseri tarih ve siyaset sevenlere tavsiye ederim.
Türkiye'nin Yakın Tarihiİlber Ortaylı · Kronik Yayınları · 20185,1bin okunma