Isaac Newton, kütleçekiminin matematiksel formülünü bulmuştu ama gezegenlerin boş uzayda birbirini "nasıl" çektiğini tam olarak açıklayamamıştı. Sanki görünmez, sihirli bir ip varmış gibi davranıyordu. Einstein ise bu sihirli ipi ortadan kaldırdı ve kütleçekimini tamamen "geometri" ile açıkladı.
Bunu anlamak için gergin bir trambolin veya yatak çarşafı hayal edin. Çarşafın tam ortasına ağır bir bovling topu (Güneş) koyarsanız, çarşaf aşağıya doğru çöker ve bir çukur oluşturur. Şimdi bu çarşafa küçük bir bilye (Dünya) fırlatırsanız, bilye o çukurun etrafında dönmeye başlar. İşte Einstein'a göre Dünya, Güneş onu gizemli bir güçle çektiği için değil; Güneş'in ağırlığı yüzünden bükülen uzay çukurunda en rahat edebileceği doğal yolu (jeodezik hattını) takip ettiği için dönmektedir. Kütle uzayı büker, bükülen uzay da kütleye nasıl hareket edeceğini söyler.