10/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:58
Annemin gençliğinden kalan eşyalarını çocukluğumdan beri karıştırmayı seviyorum. Özellikle kıyafetlerini. Giydiği zamanlarda neler hissettiğini düşünüyorum bazen. Acaba mutlu muydu, heyecanlı mı yoksa üzgün müydü? Tahmin etmeye çalışmak, giydiği dönemi düşünmek bile mutlu ediyor. Bu kitapta aslında kıyafetlerin kişilikleri olduğunu ve bazen ne kadar görmezden gelirsek gelelim vakti geldiğinde hikayelerini anlattıklarını gösteriyor. Kitapta Özellikle Thérése nin hikayesi beni çok etkiledi ve hüzünlendirdi neyseki sonu güzeldi. Bazen geçmişte yaptığımız şeylerden dolayı pişmanlık duyabiliyoruz ancak hayat devam ediyor kaldığımızdan yerden. Geçmişi degiştiremeyiz ama şu an bizim elimizde. Phoebe ve Thérése den öğrendiklerim bunlar oldu. Iyiki bu kitabı okumuşum. Kitabı benimle buluşturan arkadaşım Betül e teşekkür ederim.
Vintage Bir AşkIsabel Wolff · Artemis Yayınları · 201343 okunma
SPOİLER VARR
Puan vermedi
eveet,bu kitabi mitolojik icerik var diye aldim oyle de vardi zaten,hiyeroglifler falan cizilmis kitaba ve bunu cok sevdim,punto gayet iyi,bolumler yeterli uzunlukta falan falan,asil konuya gelelim ana kadin karakter Inez ailesinin Mısır'da oldugunu duyunca apar topar toplanip Mısır'a gidiyor(dayisi da arkeolog)onu dayisi yerine dayisinin hizmetinde calisan ana erkek karakter (ismi onemli degil) onla karsilasiyor o da Inez'e diyor ki 'dayin beni gorevlendirdi,buradan simdi gideceksin' geldigi gibi gitmis oluyor kisaca ama Inez bana misin diyerek bavullarini falan umursamadan gidiyor,o sirada babasinin ona hediye ettigi yuzugu bir adam 'bu Kleopatra'nin yuzugu' diyerek Inez'den yuzugu caliyor neyse sonra dayisiyla konusuyor dayisi diyor buna 'yarin gidecen' Inez diyor 'tmm' sonraki gun dayisinin gemisine atlayip gizleniyor,kimligini ne zaman gosterecegini bilmiyor ama denizde geminin sallanmasi sonucunda bir anda suya dusuyor,ana erkek karakter onu zorbalarken bir anda 'yuzme bilmiyorum' diyor ve sonra ne oluyor? Ana erkek karakter denize atlayip Inez'i daha da dibe cekip suni tenefus yapiyor(akil alir degil) neyse bunlar kurtuluyorlar,kazi alanina geliyorlar Inez'in yetenegi var resimde dayisi diyor ki 'resim ciz bakim' o da 'tmm' diyor ciziyor iste,boyle arada sirada Kleopatra'nin anilarini goruyor(o kisimlari cok guzeldi)sonra bir gece bir bakiyor annesi karsisinda amantanrimm,annesi diyor ki 'dayin kacakcilik yapiyor sen pek degeri olmayan esyalari al getir' diyor Inez'de 'tmm' diyor yine,yardim ediyor kii bir bakmis annesi bir yabanciyla gemide,esyalari alip Inez'i almadan gidiyorlar (kahpe) bu sirada ana erkek karakterle ilk kez opustukten sonra erkek karakter 'benim nisanlim var' dedi PAUABDHIAWBDBIAHSBDH kitabin sonlarina dogru bu ikisi kaciriliyor ve maalesef
Nehrin BildikleriIsabel Ibañez · Artemis Yayınları · 2025155 okunma
Reklam
Ruhlar Evi
Puan vermedi·544 syf.··
2026 13. kitabı
Ruhlar Evi, her okunuşta farklı bir yönü keşfedilebilecek çok katmanlı bir roman. Psikolojik açıdan hafıza ve travmayı, sosyolojik açıdan sınıf çatışmalarını ve toplumsal adaletsizlikleri, felsefi açıdan ise kaderi, özgür iradeyi ve insanın geçmişiyle ilişkisini sorgulamaya açıyor. "Isabel Allende, Ruhlar Evi'nde yalnızca bir ailenin hikâyesini anlatmıyor; hafızanın, travmanın, iktidarın ve umudun kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını da gösteriyor." Roman boyunca en çok Clara’nın bilgeliği ve Alba’nın direnci etkiledi beni. Clara, hayatını başkalarının beklentilerine göre şekillendirmeden kendi iç dünyasına sadık kalabilen bir kadın. Alba ise yaşadığı bütün acılara rağmen umudunu ve insanlığını koruyabilen bir karakter. Biri kök salmayı, diğeri ise fırtınada eğilip kırılmamayı öğretiyor. Altını çizdiğim bir bölümü de bırakayım buraya. 189. sayfada Clara, kızı Blanca’yı yoksullara yardım dağıtmaya götürdüğünde ona şöyle diyordu: "Vicdanlarımızı yatıştırmaya yarıyor bunlar, kızım; ama yoksullara bir faydası olmuyor. Onların hayırseverliğe değil, adalete ihtiyacı var." Roman boyunca pek çok etkileyici cümle okudum ama bu söz, kitabın toplumsal vicdanını tek başına özetliyordu. Roman, zengin ile yoksul, güçlü ile güçsüz arasındaki uçurumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve insani sonuçları olduğunu gösteriyor. Kitabı bitirdiğimde ise aklımda şu soru kaldı: İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa kendisinden önce yaşamış insanların tamamlanmamış hikâyelerini de taşır mı? Belki de Ruhlar Evi'nin en güçlü yanı, okurunu tam da bu sorunun üzerinde düşünmeye davet etmesidir. Ve belki de bize hatırlattığı en önemli şey şudur: Geçmişle yüzleşmeyen toplumlar da insanlar gibi aynı acıları tekrar tekrar yaşamaya mahkûmdur
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20221,608 okunma
7/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 215. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 02:08
Nehrin Bildikleri insanın kendi kimliğini, doğrularını ve köklerini bulma yolculuğu... bazen en büyük aldatmacaların en çok sevilenler tarafından yapılabileceği fikri??? Gerçek güç ve güven; körü körüne teslimiyette değil, hakikatin peşinden gitme cesaretindedir. ​aristokrat bir ailenin kızı inez, anne ve babasınin çölde kayboluşuyla birlikte tüm hayatını değiştirir. Halasının katı kurallarından ve balo salonlarından çıkıp tek basına tehlikeli yolculuklara atılır. Babasının ona gönderdiği yüzük ve aklındaki birçok soruyla... Oldukça inatçı, meraklı, cesur ve toplumsal cinsiyet rollerine pek uymayan, içinde anne babasına duyduğu özlem ve sevgiyle zaman zaman yanılgıya düşen ama cevaplarını bulana kadar durmayacak genç bir hanım. Kitapseverlerkulüp Kitabı birlikte okudugum arkadaşlarım t.me/kitapseverlerok... Alıntılar ​​"Daha önce var olmayan bir şeyin yavaş yavaş yaratılması süreci beni daima büyülerdi. Tapınağa, antik duvarlara sıvanmış sanata bu kadar yakınlık duymamın nedenlerinden biri de buydu. " Sanat, yaratıcısından daha uzun yaşamalıydı." ​ ​"Sihrin kendine ait bir aklı vardı ve neden bir nesneye veya bir kişiye sıçrayıp yapışırken, bir diğerine yapışmadığını kimse bilmiyordu." ​ ​ ​"Yabancı bir ülkedeydim, tamamen yalnızdım ve buraya kadar gelebildiğim için inanılmaz derecede gururluydum." ​ ​​"Şeytanlarını uzak tutmak için kullandığı duvarın arkasına çekildi... Şu gülümsemen sevgi sözcüklerin kadar boş." "İnsanların yaptıkları kötülükler, onlardan sonra da yaşar. İyilik­ler ise genellikle kemikleriyle birlikte gömülür" Gerçek, kalbimin etrafını sertçe sıkan demirden bir yumruk gibiydi.
Nehrin BildikleriIsabel Ibañez · Artemis Yayınları · 2025155 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Mercy Falls Kurtları üçlemesinin dünyasında geçen ancak serinin ana hikayesinden ayrıca ele alınmış ve Cole ile Isabel'e odaklanan Günahkâr serinin bir yan kitabıdır. Hikâye, Ebedi (Forever) kitabının bitiminden bir süre sonrasını anlatır. Sam ve Grace kendi mutlu sonlarını yaşarken, Isabel geçmişin (ölen kardeşi Jack'in ve dağılan ailesinin) hayaletlerinden kaçmak için Los Angeles'a, annesinin yanına taşınmıştır. Amacı, duygularını tamamen uyuşturmak, hiçbir şeye bağlanmamak ve bir "buz kraliçesi" maskesiyle hayatına devam etmektir. ​Ancak Isabel'in kurduğu bu uyuşuk düzen, Cole St. Clair'in şehre gelmesiyle paramparça olur. Eski bir rock yıldızı, eski bir uyuşturucu bağımlısı ve kendi isteğiyle kurtluğa bulaşmış dahi bir müzisyen olan Cole; Isabel'i geri kazanmak için Los Angeles'a inmiştir. Cole, sadece Isabel'i değil, aynı zamanda dağılan müzik kariyerini de toparlamak zorundadır. Bunun için kameraların hayatını 7/24 kaydettiği bir "reality show" programına katılmayı kabul eder. ​Kitap boyunca, Los Angeles'ın sahte yüzleri, paparazziler ve şöhretin acımasız dişlileri arasında; Cole'un içindeki "kurdu" ve "bağımlılığı" dizginleme çabasını okuruz. Isabel ise Cole'un yine kendi kendini yok edeceğine inandığı için ona yaklaşmaktan ölümüne korkmaktadır..
GünahkârMaggie Stiefvater · Pegasus Yayınları · 2017114 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:00
Mercy Falls Kurtları üçlemesinin ve ana seriyi noktalayan üçüncü ve son kitabı Ebedi Forever) Ebedi: Doğanın, aşkın ve hayatta kalmanın son savaşı. ​Stiefvater, üçlemesinin bu görkemli finalinde okuru sessiz bir hüznün içinden çıkarıp amansız bir zaman karşı yarışın içine atıyor. Ebedi, sadece aşıkların birbirine kavuşma çabası değil; medeniyetin, vahşi doğaya ve onun kadim sırlarına karşı açtığı yıkıcı savaşın sarsıcı bir tablosudur. ​İkinci kitabın (Beklenti) o yürek burkan finalinde, Grace hayatta kalabilmek için bir kurda dönüşmüş ve ormana karışmıştı. Ebedi, tam da bu çaresizliğin ortasında başlar. Sam, yıllarca kendisini bir insan olarak bekleyen Grace’i şimdi karların arasında bir kurt olarak beklemektedir. Ancak bu kez sorun sadece Grace’i geri getirmek değildir; Mercy Falls ormanlarında yaklaşan büyük bir felaket vardır. ​Isabel’in babası Tom Culpeper, oğlu Jack’in ölümünden sorumlu tuttuğu kurtları tamamen yok etmek için acımasız bir sürek avı başlatır. Helikopterler ve silahlı adamlarla tüm sürünün kökünü kazımaya kararlıdır. Hikâye bu noktada bir hayatta kalma savaşına dönüşür. Sam, artık tamamen insan olmasına rağmen, sürüsünü ve Grace’i korumak için liderlik rolünü üstlenmek zorundadır. ​Diğer tarafta ise dahi ama bir o kadar da yaralı olan Cole St. Clair vardır. Cole, kurtluğun gizemini biyolojik olarak çözmeye, dönüşümleri kontrol etmenin bilimsel bir yolunu bulmaya çalışırken, kendi içindeki yıkıcı şeytanlarla ve Isabel’e duyduğu çelişkili hislerle savaşır. Avcılar ormanı kuşatırken, dört gencin (Sam, Grace, Cole ve Isabel) sürüyü kurtarmak için yapacakları tek bir planı vardır: Kurtları insana dönüştürüp güvenli bir yere taşımak..
EbediMaggie Stiefvater · Pegasus Yayıncılık · 2016161 okunma
Reklam
Reklam