“Tanrı varsa -ki ben olmadığına gerçekten inanıyorum- insan aklının sınırları olduğunu da bilir. Yoksulluğu, haksızlığı, açgözlülüğü, yapayalnızlığı, bütün bu karmaşayı o yaratmadı mı? Mutlaka çok iyi niyetlerle girişmiştir bu işe, ama sonuçlar felaket. Tanrı varsa bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burada vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir.”
Hayır mösyö, bu saçma ilkeler benim umrumda değil; ben, evlenmeden önce hiçbir şey yapmamış bir kadındansa, kötü tanınmış ve yaptıklarından pişmanlık duymamış bir kadını yeğ tutarım; ikincinin erdemlerine karşı güvenim daha büyüktür; biri uçurumun tehlikelerini biliyor ve hiç düşmüyor oraya, öteki ise çiçeklere aldanarak atıyor kendini aşağıya…