Artık benim de bir ailem var diye sevinçten uçuyorum. Derken tıpkı çocukluğumda, o kocaman, çok süslü, çok gösterişli odamda olduğu gibi orada ne kadar yalnız olduğumu hissetmeye başladım.
En büyük odayı bana verdikleri için benim pencerem caddeye bakardı. Işıkları söndürür, sadece yatağımın başucunda duran küçük gece lambasını yakar, geceliğimi giyer, pencerenin kenarına oturur, saatlerce camdan aşağı bakardım. Hayatı işte o pencereden öğrenmeye çalışırdım.