Bir Su Sesinin Yanında Sabah, henüz adını söylememişti dünya. Bir söğüdün gölgesinde zaman sessizce oturuyordu. Çimenlerin üzerinde geceden kalmış birkaç damla, bir serçe, ve rüzgârın avucunda gezinen ince bir serinlik vardı. Ben dere kenarında durmuştum. Su ağır akıyordu. Hiçbir yere yetişmeyen şeylerin kendine özgü bir huzuru vardır. Uzakta bir ev görünüyordu. Penceresi açıktı. İçeriden çıkan ışık baharın elinden tutup bahçeye inmişti. Bir yaprak düştü. Yeryüzü usulca eğildi. Toz hafifçe yükseldi, sonra her şey yeniden yerini buldu. Öğle vakti
1000Kitap
Sarıköy’e de uğra on bir kabri komagıl Benden sonra bir daha turnaları bırakma Atın sor hatırını köpük köpük alnını Yörende bir oğlancık pes gönlünü farıtma Benden sonra bir daha suya girme tedbirsiz Bulut kızdı mı bakma itimad etme kuma Çöküp de bir cigara yakarkenki o ışık Tanık olsun – bir tanık lazımdır olduğuma Yoksa kimler bilecek burda böyle bir adam Yüzü yüzlerden kesik kalbi sazlardan kesik Benden sonra bir daha Allah’a boyun uzat Enir aluban tabiat okusun türlü betik Dünyaya aldırmayan gözlerin ışıl ışıl Karanuluk içinde ateş yakmış çobanlar Benden sonra bir daha usul ağla ağlarsan Yağmura hörmetinden ağladığın zamanlar Seni sevip çekildim dedim dünya bu kadar Kar örttü ovaları ne gölge var ne de iz Benden sonra bir daha gözetleme afaki Yabancıyız nihayet ekmeğe etmek deriz. Benden Sonra Bir Daha – Süleyman Çobanoğlu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İstemem artık ışık,rayiha,renk alemini, Koklamam yosma karanfille,güzel yasemini. Beni bir lahza müsait bulamaz idlale, Ne beyaz bakire zambak,ne ateşten lale. Beklemem fecrini leylaklar açan nisanın, Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın. Her sabah başka bahar olsa da ben uslandım, Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım. Yahya Kemal
06:00 Tefekkürü
Güneşi bir ışık (ziya), ayı da bir nur kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller tayin eden O'dur. Allah bunu ancak hak ve hikmetle yaratmıştır." (Yûnus Suresi, 5. Ayet)
Din
benim mevsimim incitir seni
Rüzgâr Gülü, Yok, olmaz... Seninle aynı yolu yürüyemeyiz. Ben sana eşlik edecek doğru yol arkadaşı değilim. Benimle yürüyenlerin ayaklarına çiçekler değil, dikenler batar. Yolum dümdüz uzanan yollar gibi değildir; virajlıdır, yorgundur, yer yer karanlığa sapar. İnsan bir süre dayanır belki ama sonra yürüdüğü yolun ağırlığı omuzlarına çöker. Ben bunu biliyorum, çünkü ardımda bıraktığım izlere dönüp baktığımda hep aynı sessizliği görüyorum. Benim mevsimime güneş pek uğramaz, Rüzgâr Gülü. Gökyüzüm uzun zamandır bulutlarını toplamayı unuttu. İçimde yıllardır iyileşmeyen duygular taşıyorum. Kangrene dönmüş yaralar gibi duruyorlar orada; ne kesip atabiliyorum ne de onlarla yaşamayı öğrenebiliyorum. Her gün biraz daha içime işliyor, biraz daha zehirliyor beni. İnsan bazen acısına alışıyor sanıyor ama alışmak başka, onunla birlikte çürümek başka şeymiş. Ben bunu çok geç öğrendim. Bu yüzden sen yoluna başka bir mevsimde devam et. Ben senin için karanlığım; sen ise benim gözlerimi kamaştıracak kadar aydınlıksın. Senin içinde filizlenen umutları, benim kuraklığıma emanet etmek istemiyorum. Çünkü umut da bir çiçek gibi; yanlış iklimde açmıyor, açsa bile uzun yaşamıyor. Sen baharı hak eden birisin, bense hâlâ kışın içinde kaybolmuş bir yolcu. "Deneyelim" deme. Çünkü bir zamanlar buna ben de inandım. Birinin sevgisinin mevsimimi değiştirebileceğini sandım. O da güneşe aldanıp gelmişti. Ufukta gördüğü birkaç ışığı bahar sanmıştı. Oysa ışık başka şeydi, sıcaklık başka. İklimim yaşatmadı onu. Elimde kalan tek şey fırtınanın gürültüsü oldu. Şimdi aynı hikâyeyi bir kez daha yazamam. Bir başkasının gözlerinde sönen ışığı izlemek kadar ağır bir şey yokmuş. Bu yüzden git demiyorum sana; sadece durduğum yerin sana göre olmadığını söylüyorum. Çünkü sevgi bazen birini yanında tutmak değil,
Bu günden hissettiklerim.
İçimde koca bir boşluk..Boşlukta milyarlarca tuz tanesi...Bir salyangozun bedeni gibi içimden ölmeye başlıyorum.. Sana evim demek istedim..beni evsiz bıraktın...Aralık bile olsa en azında yolumu aydınlatacak kadar ışık sızan kapılarımıda kapattın. Ölüyorum.. İnsani duygularım çoktan kayboldu.. İhtiyacım var.. Ne desem ki sana..Çok şey var da susmam en iyisi.. Konuşmaya da nefesim yetmez.. Üzücü nefesimde nefsimde seni istiyor... Neyseki yarım aklımdan kalan bir ben varda gururumu çiğnemiyor.. Ama acı çekiyorum..yakında kan kaybından değil...hayır sensizlikte değil.. Sanırım benden bana bir şeyim kalmadı.. Şimdi bensizlikten de öleceğim.. Yinede yokluğunun getirdiği ağır yük bile içimde yarattığın boşluğu doldurmuyor.. Hoşça Kal.
Duygu ve Düşünce