10/10
·128 syf.··
2026 25. kitabı
Merhaba Gönül Heybemizin kaşif dostları! Bugün bizimle heyecan dolu bir maceraya çıkmaya var mısınız? Sena'nın öğretmen olan annesi, öğrencileriyle şehir dışına bir geziye gitmek zorunda kalır. Sena'ya göz kulak olması için teyzesi Aylin'i çağırır. Ancak Aylin Teyze, diğer teyzeler gibi sıradan biri değildir. O, icat yapmayı çok seven meraklı bir makine mühendisidir. Üstelik ekmek kızartma makinesini bile tost makinesine çevirmiştir! Bir sabah kahvaltı sırasında Doruk ve Ayaz, makineden gelen garip sesleri duyar. Tam o sırada masanın üzerindeki tabletten de "Zıııt! Zıııt!" diye bir uyarı sesi yükselir. Ekranda şu yazmaktadır: "Zaman dengesi bozuldu. Acil müdahale gerekiyor." Görevleri ise hiç de kolay değildir: Geçmiş hafızası silinmekte olan İstanbul'u kurtarmak! Peki sizce İstanbul'un geçmiş hafızasını kurtarabildiler mi? Gizem, macera ve bilim kurgunun bir araya geldiği bu kitap, okurlarını zamanın içinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptan sevdiğim alıntılar: ✦ "Geçmişi unutmayanlar geleceği aydınlatır." ✦ "Cesaret ışık olur, ışık zamanı korur." ✦ "Bir şeyi hatırlamak, onu yaşatmak demektir. Unutmadığınız şeyler hep sizinle kalır." ✦ "Geçmişini koruyan bir millet, geleceğini hep aydınlık tutar."
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20264 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:38
Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf tarafından 1929’da yayımlanan feminist bir deneme kitabıdır. Kitabın temel tezi: “Bir kadının kurgu yazabilmesi için parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.” Buradaki “oda” kelimesi sadece dört duvarı olan fiziksel bir alandan ziyade ekonomik özgürlük, zihinsel bağımsızlık, toplum tarafından kabul görme ve yaratıcı alanı simgeler. Peki kadının kurgu yazabilmesi için neden bir odaya ihtiyacı vardır? Bunun cevabı aslında çok basittir: Kadının tarih boyunca eğitim ve ekonomik imkânlardan mahrum bırakılması, edebiyat dünyasındaki erkek egemen yapı, kadın yazarların görünmezliği, yaratıcılık için özgürlük ve maddi güvence gerekliliği, toplumsal cinsiyet rolleri ve daha fazlası. Woolf kitabında bunu çok güzel bir örnek ile özetler. Woolf, Shakespeare’in bir kız kardeşi olduğunu düşünür ve onun Shakespeare ile aynı yeteneğe sahip olsa bile toplum yüzünden başarılı olamayacağını anlatır. Bu örnek tarihsel eşitsizliği göstermek için kullanılır (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1. basım, s. 44). Bu durum yalnızca edebiyat dünyasında değil, sanatın farklı dallarında da görülmüştür. Örneğin müzik tarihinde Maria Anna Mozart, yeteneğine rağmen kadınlara dayatılan toplumsal koşullar nedeniyle Wolfgang Amadeus Mozart’ın gölgesinde kalmıştır. Bu örnekler gösteriyor ki kadınların tarih boyunca geri planda kalmasının nedeni yetenek eksikliği değil, onlara tanınmayan imkânlardır. Virginia Woolf bu eserinde yalnızca bir gerçeği dile getirmekle kalmaz, kadınların var olabilmesi, üretebilmesi ve kendi seslerini duyurabilmesi için gerekli olan alanı da görünür kılar. Bu yönüyle Kendine Ait Bir Oda, geçmişi anlatırken bugüne de ışık tutan güçlü bir eser olmayı sürdürmektedir.
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·
Benden herkese tavsiyedir okumadan geçmeyin diyorum, arkada neler olduğunu net bir şekilde anlayabilmenizi sağlayacak Sarah Wynn-Williams’ın kaleme aldığı Umursamaz İnsanlar, teknoloji dünyasının perde arkasını merak edenler için oldukça dikkat çekici bir anı kitabı. Bir dönem Facebook’un üst düzey yöneticileri arasında yer alan yazar, şirketin iç işleyişine, karar alma süreçlerine ve küresel ölçekteki etkisine dair gözlemlerini samimi bir şekilde aktarıyor. Okurken şaşkınlık içinde kalacaksınız Kitap, teknoloji şirketlerinin yalnızca dijital platformlar olmadığını; siyaset, ekonomi ve uluslararası ilişkiler üzerinde de ne kadar büyük bir etkiye sahip olduklarını gösteriyor. Yazar, kariyer yolculuğunu anlatırken bir yandan da F’acebook’un büyüme sürecine, dünya liderleriyle kurduğu ilişkilere ve şirket içindeki güç dengelerine ışık tutuyor. Özellikle kapalı kapılar ardında gerçekleşen görüşmeler ve stratejik kararların arka planı oldukça ilgi çekici. Yazarın idealist bir bakış açısıyla başladığı kariyerinin zamanla hayal kırıklığına dönüşmesi, kitabın en güçlü yönlerinden biri. Dünyayı değiştirebileceğine inandığı bir platformun içinde yaşadıklarını aktarırken, kurumsal kültürün zamanla nasıl dönüşebildiğini ve kontrolsüz gücün hangi sonuçlara yol açabileceğini örneklerle anlatıyor. Teknoloji, siyaset ve şirket yönetimi gibi konulara ilgi duyan okurlar için sürükleyici bir eser. Yer yer şaşırtıcı, yer yer düşündürücü olaylarla ilerleyen kitap, yalnızca bir şirket hikayesi değil; aynı zamanda günümüz dijital çağında gücün nasıl şekillendiğine dair önemli bir tanıklık sunuyor. Çok satanlar listelerinde yer almasının nedenini kitabı okudukça daha iyi anlıyorsunuz.
Umursamaz İnsanlarSarah Wynn-Williams · Destek Yayınları · 09 okunma
7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 01:52
İlk kitabı ocak ayında çok severek bitirdim. Devamı hemen çıksa diye düşünmüştüm. İkinci kitabı ise kitapçı gezerken gördüm. Yayınevini de takip ederim ama kitabın çıktığına dair bir tanıtım yapmamışlardı. D&R'da puanım vardı, onları kullanarak şömizli baskısını hemen aldım. Bitmesin diye yavaş yavaş okudum. Yüzen bir dünyada, göksel bir peri bir iblise âşık oluyor ve birlikte yaşadıkları dünyayı diğer iblislerden kurtarmaya çalışıyorlar. Tek beğenmediğim kısım Jaiel ile Wood arasındaki diyaloglardı. Ayrıca bana göre ilk kitap, ikinci kitaptan daha güzeldi.
İblis ve IşıkAxie Oh · Artemis Yayınları · 20267 okunma
9/10
·504 syf.··
2026 20. kitabı
·
154 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Aşkın Sırrı  //  Öykü Odabaşı //  Gitane Yayınevi Serinin son kitabı Aşkın Sırrı kitabı ile geldim.Bu kitapta olaylar çok daha hızlı akıp gelişiyorken aksiyon ilk sayfadan başlıyor. İpek'in hayatlarına girmesiyle iyice olaylar iç içe girerken,beraberinde yeni veeski düşmanlarda ortaya çıkıyor.Hatta düşman gördükleri bazıları dost olmasa da düşmanları olmadıkları da ortaya çıkıyor.Rüzgar'ın İpek'in onun bunu neden yaptığını öğrendikleri,bir daha bırakma bırakmayacaklarını söylerler.Fakat İpek'i  tutanlar,ondan istenileni yapmasını yoksa kızını ve kardeşini göremeyeceğini söylerler.Tabii bunu öğrendikleri an,onları kurtarmak için tüm aile ve dostlar birleşir.Kurtardıkları kızları eve getirirler.Poyraz İpek'in kız kardeşi Masal ile ilgilenmeye başlar.Onu ilk gördüğü an tutulur.Bu olayların sonunda İpek'in de  bizimkilerle ortak düşmanları olduğunu öğrenirler.İpek'in geçmişte işkenceler yaşamış olduğunu,yaşadıklarını aile daha önce yapılan gizli araştırmalar sonunda öğrenirler.Bu arada eve dahil olan küçük çocuklara bakıcı olarak Adile Sultan sayesinde henüz çok küçük yaşta zarar gören Elif'i kurtarırlar.Bu küçük kızın bir sırrı vardır.Kendi küçük olmasına rağmen minik bir bebeği vardır.Bunu duyunca kurtarmak için Elif'e yardım ederler Bu arada yeni evlenen Demir Dilara ile Batı ve Şule balayına Teksas'ta daha önce kaldıkları çiftlik evine gelmişlerdir.Ama bela orada da bırakmıyor.Onların bu defa karşılarına Peri,sevgilisi,sevgilisinin kardeşleri,babası ve dedesi ile tanışır.Bu gruba yeni balayına çıkan Işık ve Uzay dahil olur.Bu defada Uzay'ın işinden dolayı,Pelin'in ailesinin onu tanımasıyla başlar.Bizimkilerle yeni evli çifti Bodrum'a kapatırlar.Peri'nin ailesi de başka bir tuzağa düşer ve hepsi birlikte Bodrum'da kapatılırlar. Türkiye'de de olaylar karışmaya
1000Kitap
Aşkın SırrıÖykü Odabaş · Gitane Kitap · 2016128 okunma
Dalgalar: İnsan Seslerinden Kurulu Bir Deniz
8/10
·256 syf.·
2026 179. kitabı
İzmir'in kuzey kıyılarında, Çandarlı'nın Denizköy sahilinde öğleden sonranın ağır ışığı denizin üzerine serilmişti. Karşıda uzanan kıyı çizgisi, acele etmeyi unutmuş insanların bıraktığı bir sessizlik gibi duruyordu. Kıyıda birkaç tekne, güneşten solmuş iskeleler, rüzgarın yıllardır aynı sabırla aşındırdığı taşlar vardı. Denizköy'ün çevresindeki tepeler, Ege'nin o kendine özgü dinginliğiyle suya bakıyor, su da gökyüzünü hiç bozmadan taşıyordu. Bugün inceleme masam yoktu. Bir kütüphanenin rafları, bir çalışma odasının duvarları ya da bir kahve fincanı da yoktu. Elimde yalnızca Dalgalar vardı. Kitabı incelemek için en uygun yere gelmiştim. Birkaç adım ilerledim ve fazla derin olmayan kıyı suyunun içine girdim. Su önce dizlerime, sonra belime ulaştı. Ardından eğilip denizin dibine oturdum. İki dakika sürecek bir inceleme için bundan daha doğru bir yer bulmak mümkün değildi. Çünkü elimdeki kitap yalnızca insanların hikayesini anlatmıyordu. Akışı, ritmi, tekrarları ve geri dönüşleriyle bizzat bir deniz gibi davranıyordu. Dipteki kum ince ve açıktı. Aralarda deniz çayırları hafifçe salınıyor, güneş ışıkları suyun yüzeyinden kırılarak zemine gümüş çizgiler halinde düşüyordu. Her dalga geçtiğinde ışık desenleri değişiyor, sanki görünmez bir el denizin tabanına yeni şekiller çiziyordu. Tam o sırada Ravi göründü. Bir şeyler söylemek istiyordu. Arkasından Hiç geldi. Münzevi de kıyının biraz ilerisinde bekliyordu. Ama bugün süre yalnızca iki dakikaydı. Elimi kaldırıp onları geldikleri gibi geri gönderdim. Bu kez konuşmayacaktık. Bu kez yalnız kalacaktım. Onlar kıyıya doğru uzaklaşırken etrafımda küçük bir hareketlilik başladı. Birkaç gümüş balığı önümden geçti. Ardından kupesler geldi. Biraz daha ileride mırmırlar kumun üzerinde dolaşıyordu. Bazen yanımdan geçiyor,
DalgalarVirginia Woolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,961 okunma