Sabah İzmit'e gidiyorsun yazdan kalma bir hava, öğleden sonra Gebze'ye geliyorsun sanki Kutuplara düşmüş gibi. Hava bu kadar dengesizken insanlarda denge aramakta akıl kârı değil tabiki.
Itiraf ediyorum ki Iskender Pala'nın bu kitabını çok sıkıcı buldum. Abum Rabum kitabından sonra sanki aceleye getirilmiş bir kitap gibi bir izlenim yarattı bende. Kitapta konu geçişleri ana karakter çok yüzeysel kalmış. Orhan Pamuk havası esti bana bu romanda. Iyi okumalar
“Allah’ım! Dinimi güzelce yaşat ki o benim güvencemdir. Dünyamı düzelt ki o benim geçim kaynağımdır. Ahiretimi hazırla ki o benim son durağımdır. Hayatımda her türlü hayrı ziyadesiyle ihsan eyle. Ölümümü de her türlü şerlerden muhafaza eyle.”
Hadis-i Şerif / Müslim