Toplumun Görünmeyen Şiddeti: Nihan Kaya’dan “İyi Toplum Yoktur” Üzerine
Nihan Kaya, İyi Toplum Yoktur adlı eserinde her gün içinden geçtiğimiz, çoğu zaman sorgulamadığımız toplumsal yapıların, birey üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Daha önce İyi Aile Yoktur kitabında aile kurumunu eleştirel bir bakışla irdeleyen Kaya, bu kez odağını daha geniş bir çerçeveye taşıyarak toplumun bizden ne beklediğine, bu beklentilerin nasıl içselleştirildiğine ve bireyin bu görünmez ağların içinde nasıl kaybolduğuna dair çarpıcı sorular soruyor.
Kaya’nın yazdıkları yalnızca teorik bir eleştiri değil; aynı zamanda kendi deneyiminden, çevresinde gözlemlediklerinden damıtılmış bir içsel başkaldırı. Kitabın en çarpıcı yanlarından biri, özellikle toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden yaptığı çözümlemelerde ortaya çıkıyor. Şu satırlar, sistemin kadınları nasıl görünmez kıldığını ve bu görünmezliğin nasıl olağanlaştırıldığını etkileyici biçimde anlatıyor:
“Kızlar doğuştan hizmetçi kabul edildikleri için onların yaptığı iş zaten olması gereken addedilir, takdir edilmez...”
Bu gözlemin ne kadar doğru olduğunu görmek için etrafımıza şöyle bir bakmak yeterlidir. Evin içinde sürekli çalışan, hayatını başkalarının ihtiyaçlarına göre şekillendiren kadınlar; buna karşılık ara sıra yardım eden erkeklerin “yardımsever” olarak takdir edilmesi, aslında eşitliğin değil, içselleştirilmiş adaletsizliğin bir göstergesidir.
Kitabın en vurucu bölümlerinden biri ise, toplumsal beklentilerin “şiddet” tanımını nasıl genişletmemiz gerektiğini anlattığı şu cümlelerle karşımıza çıkıyor:
“Bir kadından, - kadın bu işi yapsın ya da yapmasın! - dünyanın kadından beklediği şekilde ev işi beklemek de... bence en az dayak, tecavüz, cinayet kadar ciddi bir şiddettir.”
Bu cümleyle Nihan Kaya, toplumun
Evliliğin, insanların size evliliğin ne olduğunu söylediği değil, siz onu ne yaparsanız o olduğu gibi, hayatınız da insanların size yaşamanızı öngördüğü şartlar değil, siz onu ne yaparsanız odur.
Bir kadından, - kadın bu işi yapsın ya da yapmasın! - dünyanın kadından beklediği şekilde ev işi beklemek de, sadece beklemek olarak dahi, tüm kalbimle inanarak söylüyorum, bence en az dayak, tecavüz, cinayet kadar ciddi bir şiddettir. Kadını öldüren, tüm olanaklarını yok eden, potansiyellerini yadsıyan, daha doğmadan çürüten, onu içeriden bitiren, kendisinden başka herkese yararlı hale getiren, psikolojik, zihinsel, fiziksel bir şiddettir.