Sonra o geldi. Wilma... Ya da Isla. İsminin ne olduğunun artık bir önemi yok. O sadece bir isim değildi; o, rüzgârın bana gönderdiği bir cevaptı. 'Kusursuz birisin' dedi mektubunda. Ben mi? Miller’ın parasıyla ellerini kirletmiş, Elin Harper’ın gözyaşlarını davanın masrafı saymış o adam mı kusursuz?
Hayır... O sadece benim içimdeki, senin o sevdiğin çocuğu gördü. Yaralarıyla barışamayan o inatçı çocuğu.