İslam bizden nefsimizi öldürmemizi değil, kontrol altına
almamızı ister. Nefsini öldüren insanın ne hırsı ne azmi ne
de mücadeleciliği kalır; ilerleme kaydedemez. İslam bizden
rekabetçi duygularımızı yok etmemizi istemez. Bir hadiste,
"İki kimseyi kıskanmak caizdir." denildikten sonra bunlardan
birinin 'Allah tarafından kendisine verilen serveti hak yolunda harcayan, diğerinin de Allah' ın verdiği ilimle amel edip bu ilmi başkasına öğreten kimse" olduğu belirtilir. 2 Dikkat
edersek Efendimiz (sav), "Kıskançlık duygunuzu öldürün,
Allah' ın hiçbir kulunu kıskanmayacaksınız." demez. Kıskançlık duygumuzu hayra yönlendirir. Allahu Teala Kur' an-ı Kerim'de bize "Hayırlarda yarışın." der. (Bakara, 148) Ama
"Birbirinizle niye yarışıyorsunuz? Yarışmayın. Herkes kendi
işine baksın, boş ver." diyenler var. Hayır kardeşim, yarışın.
Çünkü Allah insana yarışma duygusu verdi. "Ben bulunduğum bir toplumun en güzel kişisi olmayı istemem." diyen var mıdır? Demeyiz. Her ne kadar "Dış güzellik önemli değil,
önemli olan ruh güzelliği." desek de hepimiz en bilgili, en
güzel, en becerikli vs. olmayı isteriz. Bunu nefsimiz ister. İşte
Allahu Teala içimizdeki bu yarışma ve öne geçme duygusunu
kanalize eder: "İsrafta, lükste, şatafatta, giyimde kuşamda,
harcamada, günahlarda, övünmede değil iyiliklerde, hayırlarda yarışın." der Allahu Teala. Bizden duygularımızı öldürmemizi, melek olmamızı beklemez.
Tuhaflık şurada: Kendisine güvence verilen bir kişi olmaktan ziyade, kendisinin güvence verdiği bir kişi olması gereken Müslümanlar henüz ortalıkta yok.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Üzerine vazife olmayan şeye karışma, düşmanından uzaklaş, dostundan sakın, ancak güvenilir bulduğunla bir araya gel. Güvenilir kimse Allah'tan korkan kimsedir. Günahkar ile sohbet etme, kötülüğü sana da bulaşır. Sırrını da ona verme, işinde Allah'tan korkan kimselerle istişare et."
Aslında Müslüman olarak Allah'ın reddetmediği bir kişi olmak istiyorsak, Allah bizi reddetmesin, kıyamet gününde bize hitap etsin istiyorsak, bir kere kendi imkânlarımızla başkalarının imkânlarını karşılaştırdığımızda, kıyas ettiğimizde, imkânları bizimkine oranla çok kıt olanları görmezlikten geldiğimiz takdirde bizim hayırlı bir insan olma ihtimalimiz yok!
Biz İslam ümmeti olarak hiç sıfırdan başlamadık. Başlarken Allah vardır yanımızda. Allah’a inanan kişinin sıfırı olmaz. Dipten gelen adam için sıfır rakam olabilir ama biz birliğin içinden geliyoruz, sıfır olsak bile karanlığın değil aydınlığın özgül ağırlığını taşıyan sıfırlar olabiliriz.