9/10
·560 syf.··
2026 24. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:15
Büyük bir sorumluluk yükledi kitap omuzlarıma. Dünyada yapılan zulme şahit oluyoruz bizler de. Ve elimizden bir şey gelmiyor olması çok acınası bir durum bizler için. Kitapta zulme uğrayan insanların hayatlarına şahit olmak gerçekten içimi acıttı. Allah bizi affetsin. Oldukça güçlü ve akıcı bir dili var. Okurken asla sıkılmadım. Bir ailenin dededen toruna hikayesini yaşattı. Endülüs... benim için büyük bir hayaldi hep ve bu hikaye ile o sokaklarda gezme isteğim daha da arttı. Kitabın sonunda "Yemin olsun kuşluk vaktine! Kararıp sakinleştiğinde geceye ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. Rabbin sana mutlaka lütuflarda bulunacak ve sen de memnun olacaksın." ayetinde tüylerim diken diken oldu. Bu insanların imanı ile insan kendi imanını sorguluyor. Azıcık dişimiz ağrısa Allah a sitem ediyoruz. Koca bir halk neler görmüş ama yine de o imanla ölmüş. Acınacak olan vallahi bizleriz.
1000Kitap
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 496. kitabı
İskender Pala tarafından kaleme alınan Bülbülün Kırk Şarkısı, Hazreti Muhammed'in hayatını, ahlakını ve insanlık üzerindeki derin etkisini edebî bir üslupla işleyen bir eserdir. Yazar, klasik İslam edebiyatının estetik anlayışıyla Peygamber'in siretine dair kırk farklı hikayeyi veya temayı derler. Pala, tarihsel gerçeklik ile tasavvufi bir derinliği harmanlayarak, okura naat geleneğini anımsatan bir anlatım sunar. Eser, Peygamber'in şefkat, adalet ve merhamet gibi vasıflarını bülbülün dilinden aktaran, edebi değeri yüksek ve manevi bir yönü ağır basan bir anlatıdır.
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·112 syf.··
2026 38. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:49
Kendine has üslubuyla dosta müşfik ve o kadar lezzetli, düşmana sert ve bir o kadarda acı olmasının yanında gayet güzel bir eser. Müellifimiz olan Üstadımız Osmanlı devletinin son zamanlarında doğup o zamandan bu zamana kadar olan hadiseleri teşhis etmesi ve bizlere aktarması ise bizler ve gelecek nesiller adına büyükçe bir nimet. Bu vesileyle üstadımıza Allah'tan gani gani rahmetler dileriz, âmin.
Edebiyat
Osmanlı Tokadı Nasıl Atılır?Üstad Muharrem Cezbe · Mostar Yayınları · 201720 okunma
7/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:41
Vatan Yahut Silistre Namık Kemal; Namık Kemal, Türk edebiyatında hem şair hem de yazar olarak kabul edilir edebiyatın her dalıyla ilgilenmiştir. Şiirler, tiyatro oyunları, romanlar ve makaleler yazmıştır. Vatan ve millet sevgisi konulu yazıları sebebiyle kendisine Vatan Şairi denmiştir. Namık Kemal; annesini küçük yaşta kaybetmiştir. Bu yüzden vali olan dedesinin yanında büyümüş. Dedesiyle birlikte Anadolu ve Rumeli'de pek çok şehir gezmiştir. Arapça, Farsça ve Fransızca gibi dil eğitimleri vardır. Daha sonraları İstanbul'a gelerek Tercüme Odası'nda çalışmaya başlamıştır. Burada dönemin aydınlarıyla tanışmış. Yazılarında ilk kez hürriyet, millet, vatan ve adalet gibi kelimeleri kullanmıştı. Namık Kemal, devleti kurtarmak isteyen "Genç Osmanlılar" grubunun liderlerindendi. Padişahın yanında bir de halkın seçtiği meclis olmasını yani Meşrutiyeti istiyordu. Nitekim daha sonra ilk Osmanlı anayasasını yani Kanun-i Esasi hazırlayan kurulda da görev aldı. Kemal, İmparatorluk içindeki tüm milletlerin (Türk, Arap, Ermeni, Rum) "Osmanlılık" duygusuyla bir arada barış içinde yaşamasını savunuyordu. Ancak bir süre sonra Hükümet karşıtı yazıları yüzünden ceza almamak için Londra ve Paris'e kaçtı. Orada gazete çıkarmaya devam etti.İstanbul'a dönünce Vatan Yahut Silistre oyununu yazdı. Oyun halkı çok coşturunca Padişah Sultan Abdülaziz tarafından Kıbrıs'taki Magosa Kalesi'ne sürgün edildi. Orada 38 ay zindanda kaldı. Sürgünden döndükten sonra da rahat durmadı. Sultan II. Abdülhamid döneminde de Midilli, Rodos ve Sakız adalarına sürgüne gönderildi. 1888 yılında, henüz 48 yaşındayken Sakız Adası'nda hastalanarak vefat etti. Namık Kemal ilklerin yazarı; İlk Edebi Roman: İntibah İlk Tarihi Roman: Cezmi Sahnelenen İlk Tiyatro Oyunu: Vatan Yahut Silistre En Ünlü Şiiri: Hürriyet
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Kurgan Edebiyat · 201327,6bin okunma
Puan vermedi·792 syf.··
2026 29. kitabı
Bilmiyorum kitapların ön sözlerini okuyor musunuz ama bu kitap için mütercimin ön sözü ve yazar ön sözü kısımlarını okuyarak başlamanız önemli. Çeviri için çok büyük emek veren #hamdiakyol, kitabın başında bazı açıklamalarda bulunmuş. Tarih kitaplarından en büyük beklenti doğru bilgi olduğu kadar objektifliktir. Maalesef çoğu tarih kitabında bunları bulamayız. Bu kitapta da yazarın zaman zaman yanlı bir bakış açısına kaydığı, verdiği bilgilerin Türkleri ve müslümanları rahatsız edebileceğini belirtmiş. İşin ilginç yanı yazar da kendi yazdığı ön sözde dürüstçe bunun doğru olduğunu söylüyor. Açıklaması hayli keyifli. Bruno'nun karakterlerinden birinin ağzından söylediği "Eğer doğru değilse de çok iyi uydurulmuş" sözü durumu açıklayabilir diyor. Geçmişte yeterli yazılı kaynak olmayan dönemler için kendi tahminlerini kullanmış. Eh, yazar böyle samimiyetle açıklama yapınca, o zaman inanıp inanmamak da bana kalmış diyerek rahatlıkla okumaya başlıyorsunuz. İlk ciltte ele alınan kısımlar; İslamiyetin ortaya çıkışından Anadolu Beylikleri dönemine kadar. Her ne kadar belli bir düzeni olsa da kronolojik bir sıralama yok. O yüzden ben okurken yazarın tavsiyesine uydum. Her bölümün başında o bölümün içeriği anlatılıyor. Özellikle ilginizi çeken bölümü okuyabiliyorsunuz. Ben ilk olarak peygamberimiz ile ilgili bölümü okudum mesela. Onun dışında da önceliğim dikkatimi çeken diğer bölümler oldu. Anlatım son derece yalın ve renkli. Yazarın kendi düşüncelerini aktarması beni rahatsız etmedi açıkçası. Çünkü herhangi bir düşünceye karşı çıkmak için önce o düşünceyi bilmek gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca bazen yanlış bilgi sizi araştırmaya iter ve siz o vesile ile çok daha ilginç bilgiler ile karşılaşırsınız. Emek verilmiş, oldukça kapsamlı ve farklı yönlerden ele alınmış konu. İlgisini
İslâm Dünyası Tarihi 1Michael Cook · The Kitap · 202522 okunma
Din, Laiklik ve Tanrı Kavramına Yönelik Eleştirel Bir İnceleme
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:18
Eser, din felsefesi, siyaset felsefesi, hukuk felsefesi ve epistemoloji alanlarının kesişiminde yer alan, laiklik ve ateizm eksenli eleştirel bir dünya görüşünü savunan polemik niteliğinde bir düşünce yazısıdır. Kitabın temel amacı, tektanrılı dinlerin kutsal metinlerinde yer alan bazı hükümlerin modern hukuk, demokrasi, insan hakları ve bilimsel bilgi ile uyumsuz olduğunu ortaya koymak ve bu uyumsuzluğun dinî otoritenin kamusal ve siyasal alandaki meşruiyetini zayıflattığını göstermektir. Yazar, özellikle İslam’ın temel kaynaklarından biri olan Kur’an’da yer alan bazı hukukî düzenlemelerin tarihsel bağlamın ürünü olduğunu, bu nedenle günümüz toplumlarında evrensel ve değişmez normlar olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Hırsızlık, zina, miras ve şahitlik gibi konularda verilen örnekler aracılığıyla, modern hukuk sistemlerinin bireysel haklar, eşitlik ilkesi ve insan onurunu esas alan yapısının kutsal metinlerdeki bazı hükümlerle çeliştiği savunulmaktadır. Metnin ikinci önemli ekseni laiklik ve demokrasi arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Yazar, laikliği yalnızca devlet ile din işlerinin ayrılması şeklinde dar bir çerçevede değil, aynı zamanda demokratik düzenin temel koşullarından biri olarak değerlendirmektedir. Bu bağlamda laiklik; düşünce özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk ve yurttaşların eşitliği gibi modern demokratik değerlerin güvencesi olarak sunulmaktadır. Kitapta, laikliğe karşı olup aynı zamanda demokrasiyi savunduğunu ileri süren yaklaşımların kendi içinde tutarsız olduğu iddia edilmekte ve bu durum siyaset felsefesi ile hukuk felsefesi açısından eleştirilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, siyaset bilimi literatüründe laiklik ile demokrasi arasındaki ilişkinin her zaman aynı şekilde yorumlanmadığıdır. Bazı
Tanrı Var mıdır?Örsan K. Öymen · Destek Yayınları · 2018185 okunma