Granada-Meryema-Göç

Granada Üçlemesi

Radva Aşur
Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı:
560
Basım Tarihi:
1 Şubat 2025
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Orijinal Adı:
ثلاثية غرناطة (Sülâsiyyetü Ğırnâta)
Orijinal Dil:
Arapça
Orijinal Ülke:
Mısır
ISBN:
9786255998453
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Yüz yıl bekledik!..”
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Her insanın içinden çıkamadığı, köşeye sıkışmış hissettiği, yüzünü göğe dönüp hüznünü içine gömdüğü dönemleri vardır. Tüm çırpınışlarına rağmen elinin kolunun bağlı kaldığı, sonuca ulaşmak şöyle dursun hep daha da geriye gittiği dönemler… Toplumların da… Tarih okumanın umudu ve umutsuzluğu insandan çalan acı bir tarafı var bence. Ne kadar okursan oku sonuç aynıdır. O tarihte o ülke o insanlar o mağlubiyeti en derinden yaşamıştır ve lanet olsun ki o ülkeler zulümlerini zafer naralarıyla kutlamıştır. Zulüm ve zafer… göğsünüze saplanan ok gibidir o okumalar… Ve Endülüs Yanına hiçbir noktalama işaretini yakıştıramadığım bir sızıdır islam tarihinde. Asırlarca süren aydınlık bir çağın karanlığa gömüldüğü yerin adı… bereket ve bolluğun hüküm sürdüğü bağ bahçe ve ormanların çıkan bir yangınla kara bağladığı, şenlikler içinde kıkırdayan bir çocuğun acıyla ağladığı, aşkın coşkusuyla kanı deli akan gencin kötürüm kaldığı hissini bırakır okudukça içimde… Ahh Kalbim Endülüs demişti Akif Emre Yine bir Ahh ile Ahh Filistin dediğim Tanturalı Kadın la tanıdım yazarı. Radva Aşur kalemini islam coğrafyasının acılarında gezdiren, kan kırmızı mürekkebiyle isyana ramak kala umudu filizlendiren biri. Kendisi de mazlum islam coğrafyasının acı suyunu Mısır’da içenlerden. Gelelim Granada Üçlemesi ne. 10-12 yaşlarındaydım Endülüs’e Ağıt adlı belgeseli izlediğimde. İçime nasıl işlediyse O’na dair her detayda yandığım için daha çok etkilenmiş olabilirim. Ama içimize işleyip okudukça incinecek kadar bilinmemesine ayrı içlendim doğrusu. İspanya diye bilinip adının unutulmasına mı üzüleyim, Valensiya’nın hiç islam görmemiş hale getirilmesine mi, yoksa âlimler yetiştiren Gıranada’nın diri diri yakılan kitaplarına-âlimlerine-tarihine mi?.. “Türk beklenendir.” Sözünü hissedip her darlıkta ‘Türkler bize destek
Duygu ve Düşünce
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
Endülüs’ün Ardında Kalanlar
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 23:40
Yıl 1492… İlimin ışığının dünyaya yayıldığı, ilk üniversitenin temellerinin atıldığı o yer. İşte bu yıl, karanlığın ve kötülüğün başlangıcı oldu ve kara bulutlar gibi çöktü Endülüs’ün üstüne; yüzyıl sürecek... Granada'nın düşüşü, farklı dinlerin bir zamanlar bir arada var olduğu o zarif dengenin bozulması, sonra baskılar, engizisyonlar, zorla din değiştirmeler… Hepsi, insanlık tarihinin karanlık ama unutulmaması gereken sayfaları. Herkesin aynı Tanrı’ya inanmasına rağmen kitabının ve peygamberinin farklı olmasının savaşı. Ya da herkesin Tanrı’sı farklıydı; tek olan sadece Kadir-i Mutlak olandı. (Kitabı okudukça kafamda dönüp duran buydu.) Yoksa, aynı Tanrı’ya inanıp bu kadar zalimliği yapmalarının mantıklı açıklaması yok benim lügatımda. Sözde kutsal olan adına yapılan bu barbarlığın, geçmişten günümüze hikâyesiydi okuduğum. Ki hikâye aynı; kişiler farklı, günümüzde… Yazarın da dediği gibi: "Endülüs bir coğrafya değil; kalpte açılan yaradır."Ben de o yarayı okudum, satır satır, her sayfada… Endülüs sokaklarında başlayan bu yolculuğum, sadece bir coğrafyanın değil; bir insanlık tarihinin de kara lekesinin hikâyelerinden biriydi. Bazen kızdım, bazen ben de karakterler gibi sorguladım: “Neden bu kadar zulme izin verdi?” diye Yaratıcı'ya… Karanlık kitap yakmakla başladı. Kitapları yakmak, sadece kâğıdı değil; bir halkın hafızasını, sesini, kültürünü, düşüncesini, hatta geleceğini yakmak demekti. Bir şehir…İnsanların doğduğu, büyüdüğü, dua ettiği, çocuklarını kucağına aldığı şehir… Granada. Ve şimdi o şehirde tek bir seçenek var: Dinini değiştireceksin. Değiştirmezsen ya ölürsün ya sürülürsün. Ama Meryema’nın dediği gibi: “Kalbimizi sadece biz biliriz…” “İnsan bir şehirde doğar ama asıl yurdu kalbidir. Ve o kalpte saklı olan inanç, hiçbir zorbalıkla ele geçirilemez.”
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
Tarihin farkı dönemlerinde farklı farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde insanlar zor zamanlar yaşamış olup yaşanılan olaylar tarihin akışına yol vermiştir. İspanya da Endülüs'te süren Müslüman hâkimiyetinin yavaş yavaş son ermesini bir aile etrafından anlatılan ve 20. yy yılın en büyük edebi eseri olarak kabul edilen Granada Üçlemesi kolay kolay unutulmayacak okuyanın aklında, kalbinde derin iz bırakacak bir nitelikte eser olmuş. 1490 yıllarında bölgenin Kral ve Kraliçeye teslim edilmesinden sonra bölgede bulanan Araplara karşı başlatılan toplu bir hareketin çıkış noktası olmaktadır. Zaman geçtikçe bölgede yer alan Arap topluluğunun hayat kuralları kral ve kraliçenin emirleri doğrultusunda değişime ve zorlanmaya başlamaktadır. Kitap okumanın bile yasak olduğu, yaşama şartlarının daha da zora itildiği bir döngüye dönüşen olay bölge insanlarını zorunlu olarak göçe zorlamaya başlamıştır. Tarihi kurgusu olan ve olayları bir ailenin hüznü, sevinci inanç ve değerlerine sahip çıkması üzerinden anlatılan eser, zamanla asilime olan bir toplumun ortaya çıkış aşamalarını bizlerin gözleri önüne sunmakta. Gücün, zorbalığın ve endişe ile bir bine girmiş olan düşünler insanların hayatında köklü değişimlere sebebiyet vermektedir. Zorlu şartlara boyun eğenler olduğu gibi bu zorlu şartlara ve tüm baskılara karşı çıkıp savaşan insanlarda bu zamanlarda ortaya çıkarak asimile olmayı kabul etmeyerek direniş göstermektedirler. Kitap başlı başına bir panorama sunarken bizleri de içine çekerek sorgulama yapmamıza bizleri sevk ediyor. İnsanlara uygulanan baskı, zorbalık mallarına el koyma olayları insanları yerlerinden yurtlarında etmeye başlatması ile birlikte bir göç dalgasını da beraberinde getirirken insanların hatıralarını, güzel anılarını, neşeli zamanlarını ve kendilerine ait olan
Alıntı
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 17:09
Tarih çoğu zaman kazananların hikâyesini anlatır, kaybedenler ise sessizliğe gömülür. Radva Aşur’un Granada Üçlemesi, işte bu sessizliği kıran bir anlatı. 1492’de Granada’nın düşüşüyle birlikte yok edilmeye çalışılan bir medeniyetin, kimliklerinden koparılan insanların hikâyesini anlatıyor. Ama bunu resmi tarihin soğuk diliyle değil kitanın baş kahramanları Ebu Cafer, Hasan ve Meryema’nın gözünden, kaybedilen bir dünyanın yasını tutarak yapıyor. Aşur yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda bir direniş figürü. Filistin mücadelesine verdiği destek, Mısır’da akademik özgürlük için yürüttüğü mücadele, onun kalemiyle hayatı arasındaki sıkı bağın göstergesi. Bu bağlamda Granada Üçlemesi, yalnızca Endülüs’ü anlatan tarihi bir romanı değil; emperyalizme, asimilasyona ve kimliksizleştirmeye karşı da bir ağıt aynı zamanda. Bugün başka coğrafyalarda benzer acılar yaşanırken, Aşur’un sesi hâlâ yankılanıyor: Tarih, yalnızca galiplerin değil, kaybedenlerin de hatırlanmasıyla tamamlanır. Peki, biz unutulmaya yüz tutmuş bu hikâyeye kulak vermeye hazır mıyız? Ahmet Hamdi Can çevirisi #alıntılarım “Güçlünün zayıfa hükmettiği bir yerde hiçbir şeyi imkansız değildir.” “İster kal ister seyahat et her iki durumda da hem ders hem öğretmen olan binlerce kitabın güneşi seni abat edecektir.” “Hayalleri onu terk etmemişti ki o hayallerinin peşini bıraksın!” “ Ey sırlar yolununun taliplisi, sen O’nu ara, Arkana dön, o sırlar ve hasletler zaten sende saklı” Betül haskalaycı #granadaüçlemesi #Granada #Meryema #Göç #tavsiyekitap
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
9/10
·560 syf.··
2026 24. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:15
Büyük bir sorumluluk yükledi kitap omuzlarıma. Dünyada yapılan zulme şahit oluyoruz bizler de. Ve elimizden bir şey gelmiyor olması çok acınası bir durum bizler için. Kitapta zulme uğrayan insanların hayatlarına şahit olmak gerçekten içimi acıttı. Allah bizi affetsin. Oldukça güçlü ve akıcı bir dili var. Okurken asla sıkılmadım. Bir ailenin dededen toruna hikayesini yaşattı. Endülüs... benim için büyük bir hayaldi hep ve bu hikaye ile o sokaklarda gezme isteğim daha da arttı. Kitabın sonunda "Yemin olsun kuşluk vaktine! Kararıp sakinleştiğinde geceye ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. Rabbin sana mutlaka lütuflarda bulunacak ve sen de memnun olacaksın." ayetinde tüylerim diken diken oldu. Bu insanların imanı ile insan kendi imanını sorguluyor. Azıcık dişimiz ağrısa Allah a sitem ediyoruz. Koca bir halk neler görmüş ama yine de o imanla ölmüş. Acınacak olan vallahi bizleriz.
1000Kitap
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2025 29. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 00:16
"Bir medeniyet yalnızca ordularla değil, hatıralarla, dillerle, dualarla, acılarla da savaşarak yıkılır.” ⠀ Radwa Aşur’un Granada Üçlemesi, Endülüs’te Müslüman egemenliğinin sona ermesiyle başlayan büyük bir çöküşün romanı. Ancak bu yalnızca siyasi bir yıkılış değil; dilin, kültürün, inancın, kimliğin sistematik olarak silinmeye çalışıldığı bir insanlık trajedisi… ⠀ Yazar, bu büyük çöküşü bir ailenin gözünden anlatıyor. Engizisyonun karanlık zindanları, zorla Hristiyanlaştırmalar, kaybolan diller, yakılan kitaplar ve bastırılan dualar… Tüm bu karanlık süreç, Aşur’un zarif anlatımıyla kelimelere dökülüyor. Ne var ki, dil yumuşak olsa da acı derin, sarsıcı ve yürek burkucu. ⠀ Granada sokaklarında umutla direnen, kimliğini korumak için sessizce ibadet eden, çocuklarına gizlice Arapça öğreten insanların mücadelesi… Bugün hâlâ benzer acılar yaşanıyor; Doğu Türkistan’da olduğu gibi. Moriskolar tarih oldu belki, ama aynı zulüm başka coğrafyalarda, başka adlarla sürüyor. ⠀ Tarihi okumak bugünü ve hatta yarını daha iyi görmek, anlayabilmek adına benim için çok önemli bir hale geldi. Bir süre daha bu kulvarda dolaşacağım sanırım. Kitapla birlikte Moriskolar hakkındaki "Elveda Endülüs" belgeselini de tavsiye ediyorum.
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
OKUMAYIN
bu yazarın müslüman adı altında karakterlere Allah’ı sorgulatması (haşa)… tanturalı kadında bu kadar hissetmemiştim ama bu kitapta bariz bi şekilde bu yapılıyor müslümanlık bir sıfat etiketinden ibaret değildir müslüman anlatacağım diyorsan tevekkülü imanı ümmet ruhunu görmek isterim objektif de değil ayrıca müslüman olup isyan eşiğinde olanlar yok mu Allah affetsin var ama imanı kuvvetli olanlarda var bunu görmezden gelip diğer tarafı dallandırıp budaklandırmak bilmiyorum
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2025 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 13:15
Radva Aşur'un ilk "Tanturalı Kadın" kitabını okumuştum. Dilinden , anlatım gücünden inanılmaz etkilenmiştim. Granada Üçlemesi'nden bu etkiyi hissetmedim. Bunun çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Birebir tercüme yapılmış, duygular aktarılamamış gibi geldi. Onun dışında Endülüs Emevileri yıkılış dönemini bir aile üzerinen anlatan kitap, çok da konuşulmayan nedense ne sinemada ne edebiyatta yer bulamamış büyük bir trajediyi kaleme almış. Anlattığı ailedeki bireyler çok gerçekçi sanki aramızdan birileri. Karakterler iyi kurgulanmış. Ama çevirinin ruhsuzluğu okumayı çok zorlaştırdı.
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025153 okunma

Yazar Hakkında

Radva AşurYazar · 1 kitap
Radvâ Âşûr, 1946 yılında Kahire’de doğdu. Kahire Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Fakültesi’nde okudu. Sınıf arkadaşı olan ve bugün Filistin şiirinin en güçlü şairlerinden kabul edilen Murîd Bergûsî’yle evlendi. 1972 yılında karşılaştırmalı edebiyat alanında yüksek lisansını tamamladı, doktora eğitimini Afro-Amerikan edebiyatı üzerine Massachusetts Üniversitesi’nde yaptı. Mısır’a döndü ve Aynu’ş-Şems Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde çalıştı. İlk kitabı, Filistinli yazar Gassan Kenafani’nin eserlerini, edebiyat ve tarihsel gerçeklik açısından ele aldığı et-Tarîk ila’l-Khayme Ukhrâ (Başka Bir Kampa Yol) 1977’de yayımlandı. Radva Aşur'un "Granada" üçlemesi, Arap Yazarlar Birliği'nin seçtiği 20. yüzyılın en önemli 105 romanı listesinde yer buldu. Son romanı "Tanturiye", Filistin Nakba'sını bir Filistinli kadının gözünden anlatıyor. Tantura köyü, 1948’de Siyonist güçlerin vahşi bir katliamına uğrayan ve yıkılan bir Filistin köyüdür. Radva Aşur'un, bildiğimiz kadarıyla henüz Türkçe'ye çevrilmiş eseri bulunmamaktadır. Radva Aşur, aynı zamanda Filistinli ünlü şair Murid Barguti ile evliydi. Oğulları Tamim Barguti de Filistin'in genç kuşak şairlerinden biridir. Murid Barguti'nin Klasik Yayınları tarafından yayınlanan "Şairin Filistini" adlı anı kitabında 1977 yılında Mısır'ın İsrail ile barış anlaşması imzalamasının ardından dönemin Mısır devlet başkanı Enver Sedat'ın Filistinlileri sınırdışı etme kararıyla birlikte göğüs gerdikleri sürgünün anıları dile getirdi. Geç teşhis edilen kanser hastalığı sebebiyle 2014 yılında vefat etti.