9/10
·90 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:40
Kitabı okurken aklima gelen ayetler. Bir Noel Şarkısı Tekasur Suresi 1.ve 2. ayetler. Çoğaltma yarışı (mal, mülk ve güçte üstünlük taslama arzusu) sizi oyaladı; ta kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar. A-li İmran 180. ayet Allah’ın kereminden kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar; aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Muminun Süresi 99 ve 100. ayetler Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında, 'Rabbim, beni geri gönder; ta ki boşa geçirdiğim dünyada salih ameller (iyi işler) yapayım' der. Hayır! Bu, onun söylediği boş bir laftan ibarettir...
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma
10/10
··
Beğendi
Ne Okuyorum Victor Hugo - Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Victor Hugo'nun daha 26 yaşındayken yazdığı ve edebiyat dünyasında ölüm cezasına karşı ses yükselten en güçlü, en sarsıcı başyapıtlardan biri. ​ Kitaptan Akılda Kalanlar Giyotin sırasını bekleyen o isimsiz mahkûmun şu sözleri insanın içine işler: ​"Kendi kendime diyorum ki: 'Ölümden kaçış yok.' Ama bu düşünce beni rahatlatmıyor. Önemli olan ölümün kendisi değil, onun geleceğini bilerek beklemek." Kitap, hücresinde gün sayan bir mahkúmun zihninin içine fırlatır okuyucuyu. Suçunun ne olduğunu asla öğrenemeyiz; çünkü Hugo bize bir "suçlu" değil, ölümle yüzleşen bir "insan" portresi çizmek ister. Adaletin, giyotinin soğuk yüzünün ve toplumun bu vahşeti bir seyir zevki olarak görmesinin muazzam bir eleştirisidir. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Dizi | Alt Dizi: Dünya Klasikleri | Fransız Edebiyatı Tür: Roman Sayfa Sayısı: 88
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
Reklam
9/10
·400 syf.··
2026 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:52
“Bazen insanlar olmadık zamanda sizi şaşırtır ve birden bu zamana kadar onsuz nasıl yaşadığınızı bilemezsiniz” Bu kitabı birkaç yıl önce okumuştum ve o zaman da çok beğendiğimi hatırlıyordum. Dizisi çıktığı için tekrar okumaya karar verdim ve aynı duygularla okudum; tabii ki yine çok beğendim. Sanırım bu seriyi sevmemin en büyük nedeni şu: Uzun zamandır dark romance okuyorum ve sürekli red flag karakterlerle karşılaşıyorum. Dark romance türünü seviyorum ama soft bir aşk okumayı da özlemişim. Hatta tamamen green flag bir erkek karakterle karşılaşmayı ne kadar özlediğimi bu kitap sayesinde fark ettim. Soft ama bir o kadar da smut dolu bir kitaptı.Seriyi bitirdikten sonra diziye başlamayı planlıyorum ve şimdiden diğer kitaplar için heyecanlıyım.Konusuna gelecek olursak; Hannah, kendi halinde yaşayan, derslerinde oldukça başarılı bir üniversite öğrencisi. Hannah, Justin Kohl isimli bir hokey oyuncusuna platonik olarak aşık. Ancak geçmişte yaşadığı travmalar nedeniyle insanlara ve ilişkilere açılmakta zorlanıyor. Garrett ise Hannah ile aynı sınıfta olan, hokey takımının kaptanı ve Briar Üniversitesi'nin meşhur kötü çocuğu. Bir sınavdan kalınca hem kaptanlığını hem de hokey kariyerini riske atıyor çünkü takımda kalabilmesi için o dersi geçmesi gerekiyor. Bunun üzerine Hannah ve Garrett bir anlaşma yapıyor. Hannah, Garrett'a derslerinde yardım edecek; Garrett ise Hannah'nın Justin'e yaklaşmasına yardımcı olacak. Ama tabii ki işler planlandığı gibi gitmiyor ve bu ikili zamanla birbirlerine aşık oluyor. Kitap o kadar soft, o kadar tatlıydı ki... Uzun zamandır okurken beni bu kadar güldüren, mutlu eden ve romantik havaya sokan bir kitap okumamıştım. Hannah ve Garrett'ın ilişkisini okumak çok keyifliydi. Eğer siz de biraz red flag karakterlerden ve ağır ilişkilerden
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,165 okunma
TOKYO'DA AŞK°
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:22
"Bir daha hiçbir öykü, dünyada ondan başka öykü yokmuş gibi anlatılmayacak." J. Berger amca böyle demiş bu roman için. Abartmış mı derseniz, cevabım kesinlikle hayır olur. Çok yerinde bir cümle. Berger ile tamamen aynı fikirdeyim. Arundhati Roy aktivist bir Hintli. Bu yüzden bu kitabın içinde Hindistan, İngilizler, küresel işler, iç dinamikler, tutmayan dengeler, inançlar, kast sistemi yani ne ararsanız var. Bollywood tarzı bir aşk da var; acılı, baharatlı, köri soslu, her sayfada tazelenen bir lezzet içeriyor. Dil şiirsel ama karmaşık, yormuyor desem yalan olur. Hesse ve Woolf arasında gidip gelen bir dil. Bilnç akışına çok yakın bir tarz. Zaman algınızı yitirip sayfalar arasında gidip gelerek bulmaya çalışıyorsunuz. Büyük öykülerin büyüsü, bir büyüsü olmamasıdır diyor bir cümle. Büyük öyküler, dinlemiş olduğunuz halde yeniden dinlemek istediğiniz öykülerdir diye ekliyor başka bir cümle de. Kurgu arttıkça gerçeklik azalır ya, onlar heyecanlarla ve şaşırtıcı sonlarla gözünüzü boyamazlar, beklenmedik şeylerle şaşırtmazlar. İçinde yaşadığınız ev kadar tanıdıktır size. Ya da sevgilinizin teninin kokusu kadar. Nasıl bittiklerini bilirsiniz, ama yine de bilmiyormuş gibi kulak verirsiniz. Tıpkı, bir gün öleceğinizi bilmenize karşın hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanız gibi. Büyük öykülerde kimin yaşayacağını, kimin öleceğini, kimin aşkı bulacağını, kimin bulamayacağını bilirsiniz. Ama yine de yeniden bilmek istersiniz. Onların gizemi ve büyüsü budur işte. Zengin Hindu ailenin kızıyla toplumun en alt kesiminden bir işçinin yasak aşkı kötü bitmiş arkadaşlar. Küçük şeyler, acı veren büyük şeylere dönüşmüş. Bu öykü, sıfırı tüketmiş bir sirkin becerikli soytarısı gibi. En masum iki kişi bu kitabın içinde öldü. Çünkü havaya zıplarken üzerine düşebilecekleri bir ağ da
Edebiyat
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20201,755 okunma
10/10
·143 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Miras her zaman maddi mi olmak zorunda? Barış abi, Güler ve Nejat’ın Çanakkale’den Antalya’ya uzanan seyahatlerinde yaşadıklarını, dostluklarını, yer yer bölgeyi anlatan harika bir yoluculuk hikayesi ile Mirasın sadece maddi değil kanlı canlı bir kişi, en sevdiğin olabileceğini Nejat İŞLER biz okuyuculara bunu gayet basit,akıcı bir dille anlatmış.
MirasNejat İşler · Mundi Kitap · 2025363 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Kitap ilk 100 sayfada aşırı hızlı akıyor ve okurken kitabın bir günde bitmesini istememiştim. Bu yüzden ara vereyim dedim. Sonra o ara uzadı ve son 200 sayfayı 1 ayda falan bitirdim. Ya ben okurken aşırı derece suç ve ceza havası aldım ama kitabın sonu tüm fikrimi değiştirdi. Sonlara doğru nereye bağlanacak diye bekliyordum ama hiç beklemediğim bi noktaya evrildi kitap. Son kısımlar artık acı çektiği ve işler sarpa sardığı için sarmamıştı baştaki ne olacak heyecanı benim için gidince okumak biraz zor oldu ve kitabı çok fazla arayla okuduğum için de etkiledi ama yine de sevdim ve yazarın diğer kitaplarını alıp okumayı aşırı istiyorum şuan. Ve karakterle ilgili şunları söylemek istiyorum son olarak. Ben olsam yapmazdım ya. 2. Kişi olmayı kabul etmesi ve tüm hayatını başka bir yazarın üzerine kurması çok korkunç bence. Ve buna inanması daha kötü. Tüm etik değerleri hiçe saydı cidden. Hayır o kadar iyiysen başta 1 2 kitap çıkar araya athenanın kitabı yazardın zaten. Tüm kariyerini athenanın mirası üzerine kurup ama ben editledim ama 2. Kitap da komple benim demek çok komik ya. Malsın.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Reklam
Reklam