Gupse
kuş uykusu bir adam çattı kara kaşlarını tütün rengi gözlerinde bir devrin isyanı tatar bakışlarıyla kırıp kelepçesini şafağın güneşin peşine takılıp gitti olsun! “gülüşü yeter bize...” bıraktığı anların şimdi uzak bir kentin saçaklarına tutunup perde arkasını izliyorum bu vuruluşun kime yaslansam yıkılıyor dağlar yankısında yarım kalmış bir türkünün yasını tutuyorum kalabalık bir sofranın başında öpüp alnıma koyduğum o nasırlı elleri... bir bayram sabahı telaşını anımsıyorum ellerimde dört yapraklı yoncalar... ürkek bir uğur böceği dolaşıyor parmak uçlarımda kuşlar uykuda... yollar savunmasız... yumruklarımı sıkmaktan yangın yeri olmuş avuçlarım bir adam ceketini omzuna alıp gitti bu ürpertiyle uyandı kuşlar düştü kanatlarından çocukluğum o adam son kez taradı ak düşmüş saçlarını ıslık çalarak geçip zamandan
Sen de kırdın mı camları, kaçarken yüreğin kuş gibi çarptı mı göğsüne? Cebinde kırıldı mı bir kuşun yumurtası, Hadi söyle bana, Sen de çamurdan oyuncaklar yaptın mı, Koştun mu gelinciklerin arasında, rüzgâr saçlarını savururken kendini dünyanın sahibi sandın mı? Rengârenk pijamalarla sokaklarda kayboldun mu Söyle bana, Kavga izleri taşır mı alnın hâlâ? Yeni ayakkabılarınla girdin mi yatağa? Soydun dizindeki kabuğunu. Hadi söyle bana, Sen de seyrettin mi parmağında uçan uğur böceğini? Soylesene seninde rüzgârın ıslık çalar mı?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bugün Pazar ve Ben Seni Çok Özledim
Yağmur var çok sevdiğim rüzgar da Bugün pazar daha uyanmadı komşular Damların üzerinde kuşlar daha rahatlar Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru Yağmur da var çok sevdiğim rüzgarda Daha uyanmadı komşular bugün pazar Ve ben seni çok özledim Dışarı çıkmak istiyor canım Tek başına haytalık etmek Islanmak pazar sabahında yağmurda Boş caddelerde dolaşmak Vitrinlere bakmak sinemaların afişlerine Sokakların isimlerine Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara Bir merhaba demek sessizce Sahilde martılara simit atmak Otobüslerin ilk seferlerine binmek Gitmek istiyor canım hayatın gittiği yere Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine Fırından taze ekmek alıp buğusunu çekmek içine Ve ben seni çok özledim Tam böyle bir şey çiçeğe su yürümesi Bebeğin ağlaması toprağın uyanması Yağmurun yağması ateşin sıcağı Bu pazar sabahı tam böyle bir şey Bir sabahçı kahvesine uğramak Bir bardak çay taze dem kokusu Yani hayatın atardamarlarında dolaşmak Bölmeden şehrin uykusunu
Şiir
İki gün kavga edip üçüncü gün biri ıslık biri mırıltıyla bir şarkıyı söyleyebilmeli
Dönersen ıslık Çal, ısırırsam belediyeyi ara.
Müzik
Ağu otu ekileli ovana, Oğul arı bal vermedi kovana, Vatanını, yani seni sevene, Yıllarca beslenen kini de anlat. Yaraların eskimedi çok yeni. Kan gölüyken biliyorum ben seni! Kurşunların ıslık çaldığı dünü, Dünlerin yediği günüde biliyorum. Ne günü unut sen, ne de geceyi, Unutmaktan ateş sardı bacayı, Kanlı katil yetiştiren hocayı, İlimi, irfanı, feni de anlat. Ozan Arif
Şiir