Esra Kahya "Tepsideki Melek" romanıyla yapmış yine sihrini. (Kerem göndermesi! :) Kambur, Benim Rüyalarım Hep Çıkar ve Tepsideki Melek... Kitaplığımızda yavaş yavaş bir Esra Kahya külliyatı oluşmaya başladı, ne mutlu... Arda Güler gibi saf yetenek adeta [Dikkat buyurunuz Esra Hocam Efe Akman demedim. Halimize bakmadan niye uğraşıyorum acaba:) Kitaba gelecek olursak yine harika bir kurgu, zengin bir anlatım. Hüzün, keder, öksürük, sevgi, şefkat, iç çekişler, taze helva kokusu, keşkeler, hay Allah, tüh be, yapma ya falan derken bir solukta bitiverdi işte. Geriye büsbütün bir lezzet kaldı. Hemen ardına anlı, şanlı, beynelminel bir yazarın kitabına başladım. Bir sayfa , beş sayfa, on sayfa yok gitmiyor. Bildiĝin sası bu...
Aklım Güliş'te, Aydın'da, Mümtaz Amcada, Nevra'da. Nevra demişken kitabın adı "Tepsideki Melek" yerine "En fazla ölürüm Nevra!" mı olsaymış diye düşünmeden edemiyorum. Neyse yazarı daha iyisini bilir ve bilmiştir elbette. O büsbütün lezzetin tadı damağımızda kaldı, tesirindeyiz bir müddet...