İhtiyar esir sevincinden bayılmıştı. Kendine gelince oğlu ona,
- Ben karaya cenk için çıkıyorum. Sen gemide rahat kal,dedi.
Eski kahraman kabul etmedi:
- Hayır. Ben de beraber cenge çıkacağım.
- Çok ihtiyarsın baba.
- Fakat kalbim kuvvetlidir.
- Rahat et! Bizi seyret!
- Kırk senedir dövüşe hasretim.
Oğlu:
- Vurulursun! Vatana hasret gidersin!
diye onu gemide bırakmak istedi. Kara Memiş, o vakit, birdenbire gençleşmiş bir kaptan gibi doğruldu. Duramıyordu. Kalkan, kılıç istedi. Sonra geminin kıçında sallanan sancağı göstererek:
- Şehit olursam bunu üzerime örtün! Vatan al bayrağın dalgalandığı yer değil midir?.. dedi.
...