Ey katı yürekliler, hastaların ağrıdan yataklarında acıyla kıvrandığı evlerin, talihsizlerin günlerini umutsuzca geçirdiği hapishanelerin, dilencilerin dilendiği kapıların, üzerinde yabancıların yattığı yolların, önünde dulların ve yetimlerin gözyaşı döktüğü mezarların bulunduğu köylere ve kentlere tepeden bakın.Burada tembellik, avarelik ve rahat içinde, tarlaları hasatının ve bağların üzümünün tadına vararak yaşıyorsunuz.Hasta olanı ve hapishanedekini ziyaret etmiyor; ne aç olanı doyuruyor, ne yabancıya kalacak yer veriyor ne de yas tutanın ferahlamasını sağlıyorsunuz.Hiç değilse elinizdekilerle tatmin olup,dedelerimizden yağmaladıklarınızla yetinseydiniz! Ellerinizi, başını uzatan bir yılan gibi uzatıyor, dulun emeğini sömürüyor, yaşlı çiftçinin deposunu soyuyorsunuz.