İ. B.

Strange how those least fit to hold or wield power lust after it the most.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Biz aynı mezara daha önce gömülenlerdik.
7/10
·293 syf.··
2022 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2022 12:30
Hop-Çiki-Yaya serisinin dördüncü kitabını her zaman olduğu gibi Storytel'de dinledim. Murat Özgen beğendiğim bir seslendiren, o yüzden seslendirmede herhangi bir sorun yaşamadım. İsmini hala bilmediğimiz ana karakterimiz kültürlü ve eğitimli birisi. Sanattan ve yaşamaktan keyif alıyor. Tutkuları ve sınırları var, bu sınırları aşmaya çalışanlara gerekli dersi verme konusunda hiçbir çekincesi yok. Bu özellikleri sayesinde de kendi camiasında örnek alınıyor. Kitap da bu şekilde başlıyor; onu her yönüyle örnek alan Gönül, kahramanımızı arıyor ve bir cinayet işlendiğini, bunu bir tek onun çözebileceğini söylüyor. Kısa bir araştırma ile aslında bir seri katil ile karşı karşıya kaldıklarını anlıyorlar ve olayı çözmek için çalışmaya başlıyorlar. Hop-Çiki-Yaya kitaplarını hiçbir zaman polisiye olarak görmedim. Yer yer beğenmediğim ve aşırıya kaçan yerler olduğunu düşünsem de aslında farklı hayatlar yaşayan insanlara dair detayların anlatıldığı bir seri. Bu insanların yaşadığı zorluklara, tercihlere, zevklere, korkulara ve hüzne tanık oluyoruz. Örneğin kendisini Türkiye'nin Drag Queen'i olarak gören Ponpon'un, dünyaca ünlü Ricardo gelince girdiği ruh değişimi, Gönül'ün cehaleti ve ana karakterimize duyduğu sevgi ve güven gibi konular bana kalırsa zekice işlenmiş. Ayrıca bu kitapta ana karakterimizin kadınlar ile yakınlık kurması, kendi eleştirdiği tecrübeleri yaşaması ve bir şekilde dert ortağı olmaları da çok güzel aktarılıyor. Bazı eleştirilerim de var ki bu eleştiriler bu kitaba has değil, serinin tamamı için geçerli. İlk olarak sürekli birileri ile düşüp kalkma durumu var. Trans veya travesti bireyler her gördüğü erkeğe ağzı sulanarak bakıyor, sürekli yatağa atma hayali kuruyor. Uzun süreli ilişki yaşayan neredeyse yok gibi. Bu durumun o kişileri çok basit gösterdiğini ve
Peruklu CinayetlerMehmet Murat Somer · Nar Kitap · 2013104 okunma

İ. B.

, bir kitap okudu
7/10
·293 syf.··
4 günde okudu
·
2022 24. kitabı
Mehmet Murat Somer
7.9/10 · 104 okunma
8/10
·256 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2022 17:07
Beyaz Diş'i ben liseye giderken (20 küsür sene önce) kardeşim okumuş ve çok beğenmişti. Çok uzun zamandır bilmeme ve çokça övgü almasına rağmen bir türlü okumaya elim gitmiyordu. Ancak Storytel'de görünce bir şans vermek istedim, ki zaten daha önce Vahşetin Çağrısı'nı da dinleyip beğenmiştim. Martin Eden ve Vahşetin Çağrısı'ndan sonra Storytel'de dinlediğim üçüncü Jack London kitabı Beyaz Diş oldu. Öncelikle seslendirmenin hakkını vermek lazım, gerçekten çok başarılıydı, çok beğendim seslendirmeyi. Kitap, aslen kurt ve köpek kırması olan Beyaz Diş'in gözünden anlatılıyor. Dürtüleri ile hayatı öğrenmeye çalışan Beyaz Diş ile birlikte vahşi hayatın tüm tehlikeleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Onunla birlikte korkuyor, avlanıyor, saklanıyor, anne koruması altında kendimizi cesur hissediyoruz. Yeri geliyor açlık çekiyor, yeri geliyor güzel bir av sonrası hazzın doruklarına çıkıyoruz. Bununla birlikte insan ile (ki Vahşi Diş insanı Tanrı olarak tanımlıyor) temas edip birlikte yaşamaya başlayınca Tanrıların dünyasına giriş yapıyor, o dünyanın kurallarını öğrenmeye çalışıyoruz. Kitap çokça Vahşetin Çağrısı'na benzetilmekte veya onla kıyaslanmakta. Konuları benzer olsa da Vahşetin Çağrısı'na göre tamamen zıt bir yol izliyor Beyaz Diş. Çok fazla detaya girerek okuma zevkinizi baltalamak istemiyorum, o yüzden sadece aralarına benim gibi biraz süre koymanızda fayda olduğunu belirtmek istiyorum. Beyaz Diş çok daha iyi bir kitap olduğu için ilk önce Vahşetin Çağrısı ile başlamak da daha doğru olacak kanısındayım. Beyaz Diş'e dönersek, özellikle etkilendiğim iki yer oldu. Bunlardan ilki Beyaz Diş'in henüz yavru iken bıldırcın yuvasındaki yavruları bulması ve onları yemesi oldu. Oradaki tasvirler muazzamdı, resmen birkaç saniye olduğum yerde dondurdu beni. Bir de detayına
Beyaz DişJack London · Can Yayınları · 202495,7bin okunma