A.

A.
Bana ait harfler, kelimeler, dizeler..
Şiire Hapsolmak
Sabahlara kadar şiire hapsolmak, sabahlara kadar yani 'O Adam' a hapsolmak. Sana sığınmak, senden kaçmak, kaçıp kaçıp tekrar dönmek. Gitmek, geri gelmek, konuşmak ve susuşların anlattıklarını dinlemek şiirdeki gibi. Sarılsak şiirdeki gibi. Tebessümler gözlerimize ulaşsa şiirdeki gibi. Gözlerimizi kapatsak anlasak birbirimizi, şiirdeki gibi. İkimiz birden sevinsek, göğe baksak şiirdeki gibi. Anılarımız gökyüzünde birikse şiirdeki gibi ama yağmurlar kül olmasa. Yazdıklarımızda, çizdiklerimizde, şarkılarımızda saklansak saklasak birbirimizi şiirdeki gibi. Birbirimizi karanlıklardan aydınlığa emanet etsek, aşk peşinde yalınayak koşsak, zaman vedanın iplerini çekiştirse de akrep gibi dokuz trenine yetişmeye çalışsak, si durağını beklesek yine şiirdeki gibi. Şiirler gibi yaşasak yani.. Şair aramadan sadece birbirimize şiir olsak. Bir kalbin bir de kalbim olsa yetmez mi? Yeter belleyelim yetsin o zaman. Ama adım atmaktan korkmayalım şiir biterse diye. Çünkü kalem elimde çizersem titremeyebilirim ve yeni bir şiir daha yazabilirim. Biz korkmayalım.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Pera/Sevemezsin
Bazen anlatmak ister de susar ya insan, işte bazen öyle bir sukûta mahkumum dilimde prangalar.. Bazen sarılmak ister de bulamaz ya insan, o saran kolları arar da sıcağından uzak hep mesafeler..
Şarkı sözü
Sensizlik Kadar
Sen gittin, aşk durdu, nefes sustu sevgilim Seninle geçirdiğim zamanlarımdaki eksikliğin Yeni acıtıyor avuçlarımı Ellerin ellerim kadar soğuk olsa da Ben sensizlik kadar üşüyorum..
Şiir
Ayrımlı
Ve gün sonunda tüm olayın başının ve sonunun tek bir cümleyi kabullenmekten geçtiğini anlıyorum: "İnsanlar hiçbir zaman onların dertlerini dinlediğimiz gibi bizi dinlemeyecek, insanlar hiçbir zaman onların hislerinin yanında olduğumuz gibi bizim yanımızda olmayacak, hiçbir zaman onlara saygı duyduğumuz kadar saygı duymayacak ve değer vermeyecek hatta sevmeyecek. İnsanların hepsi aynı değil, hiçbiri de bizim gibi olmadığından bizim gibi davranamazlar." Çünkü insanlar bencil ve insanların sağı solu nankörlük kokar. Çünkü insanlar unutkan ve insanlar vefasız. İnsanlar yalancı ve egolarından dolayı minnetsiz. Bu ise hiç değişmeyecek çünkü o insanlar öğrenmek ve büyümek için çok küçükler, korkaklar, yanlışlara kör, gerçeklere sağırdırlar dahası bundan da zerre pişmanlık duymazlar.
Gerçek
İnsanlar istiyorlar ki onlar gibi kör ve sağır taklidi yapalım. Gerçekleri görmeyelim, duymayalım. Gerçekleri göstermeyelim, gerçeklerden bahsetmeyelim. Kafasında geçen cümleler dönsün dolaşsın, hayallere devam edilsin, o orada yaşasın gerçeği kenara koyalım. Gerçek saklansın biz de onu aramayalım ve sobelenince de gerçeği suçlayalım. Ellerimizle kapattığımız kulaklar ve gözler önemli değil, biz suçu gerçeğe atalım. Mesela gerçeğe kızarlar, kırılırlar ve aslında kendine kızıp kırıldığını anlamak istemezler. Çünkü gerçeğin kokusunu bile duymamak için nefes almayı bırakıyorlar.
Hayat