artık çırpınan bir kuşun kalbi ile uyanıyorum/
canımı demirle acıtıyor kaldığım yerden devam edemediğim rüyalar/ sonra anlıyorum ki hiçbir şeye kaldığı yerden devam edemiyormuş insan/ kaldığın yerde bitiyormuş her şey/
kaldığın yere kadarmış bazı güzel zamanlar/
"Şimdi tutup da "Beni çok üzüyorsun" falan filan demeyeceğim. Üzülmek mesele değil çünkü, üzüntülerle nasıl başedebileceğimi biliyorum. Ama bu kadar çok öfkeyi ne yapacağımı bir türlü bulamıyorum."
Birileri için üç kulaçlık yolları katedebilmek adına solungaçların şişene kadar yüzmüş olsan da okyanus için bu hiçbir şey ifade etmiyor. Zor demiyorsun, kolay sanıyorlar Osman.
"Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum. Hepsi bu kadar, başka bir şey dediğim yok. Sizin mideniz kaldırıyorsa, kötülük edene de kötülüğe maruz kalana da aynı şekilde gülümsemeye devam edebilirsiniz, işin o yanı beni ilgilendirmiyor."