Merhum Ziya Osman Saba gibi "öpüp başıma koymak istediğim" ilâhî İstanbul'un sihirli güzellikleri içimizi sızlata sızlata kayboluyor, birer birer yok olup gidiyorlar. Haddeden geçmiş bir nezaket ve zarafet timsâli olan hanımefendiler, beyefendiler nerede? Nerede o muhteşem saraylar, köşkler, konaklar? Gelinciklerle, papatyalarla süslenmiş kırlara, nazlı derelere ne oldu? Osmanlı mimarisinin Boğaziçi medeniyetini aksettiren o saltanatlı yalıları görülmemiş bir rüya mıydı yoksa! Hoyrat, kaba, kıymet bilmez ellerde boynu bükülen İstanbul nerede?
Sayfa 156 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları 2001 Baskısı·Kitabı okudu
uyumak istiyorum şiiri
Uyumak istiyorum, uyumak bütün gece, Ne tabanda sızı, ne kafada düşünce, Ne ekmek kavgası artık, ne ekmek, Azıcık dalga geçmek... Uyumak istiyorum hak ettiğim uykuyu, Yaşamış bütün gün, yalvarmış, boğuşmuş; Yatak yatak, oda oda, koğuş koğuş. Dağ başında kurt, ağılda koyun. Boylu boyunca, arkaüstü, yüzükoyun. El, ayak, bacak, bilek, boyun... Çekmek istiyorum sırtıma uykuyu, Gördüğümü görmemek, duyduğumu duymamak, Beyin, göz, kulak, Uyumak...
Şiir
Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum. Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun. Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn, Bir cami eşiğine yatıversem diyorum -Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum! Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun; Bu akşam, artık seni anmayan İstanbul’un Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum. Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum. Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık, Sana az daha yakın yaşamak için artık, Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum
Şiir
Değişen İstanbul/Ziya Osman Saba
Yaz Gezintileri, Kış Gezintileri başlıklı hikâyelerde şair, çocukluğunda, ailenin bir ferdiyle yapılmış, çeşitli semt, özellikle Be­yoğlu dekor ve manzaralarıyla süslü İstanbul gezintilerinden aklında kalanları, ilk sinemaları, ilk filmleri anlatır.. O Sınıf adlı hikayede Galatasaray lisesinde Cahit Sıtkı Taran ile aynı sınıfta geçirilmiş öğrencilik yıllarını anlatır.
Her akşamki yol
Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum. Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun. Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn, Bir cami eşiğine yatıversem diyorum -Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum! Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun; Bu akşam, artık seni anmayan İstanbulun Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum. Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum. Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık, Sana az daha yakın yaşamak için artık, Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum.
Ziya Osman Saba
Ziya Osman Saba
Şiir
Seni görüyorum yine İstanbul, Gözlerimle kucaklar gibi, uzaktan.
Sayfa 116 - Can