h

h
𔓘
Tanrı hayattır. Tanrı yaşamın kendisinin ifadesidir. "Seni se­viyorum Tanrım" demenin en iyi yolu, yaşamınızı en iyisini ya­parak yaşamanızdır. "Teşekkür ederim Tanrım" demenin en iyi yolu, geçmişi özgür bırakarak, anda yaşayabilmek, şimdi ve bu­rada olabilmektir.
Reklam
Sevginin mazur gösterilmeye ihtiyacı yoktur. Sevgi ya vardır ya yoktur. Gerçek sevgi, diğer insanları değiştirmeye çalışma­dan oldukları gibi kabul edebilmektir. Eğer onları değiştirmeye çalışıyorsak, bu, onlardan gerçekten hoşlanmadığımız anlamına gelir.
Kimilerine bakarsanız aşk daima günah duygusuyla maluldür. Çünkü âşık maşukunu mabut (fetiş, put) haline getirmekten sakınmaz. Bilakis âşık maşukunu mabut haline getirmiyorsa onun aşkı eksiklikle ya da yanlışlıkla malul kalır. Aşkı günah duygusuyla malul sayma temayülünde olanlar bilinçli olarak kabul etmekte zorlansalar bile, bilinçaltından âşıkın ulaşılamaz bir maşuk peşinde yol aldığını, böylece maşuku gide gide put haline dönüştürdüğünü, bu sonucun kaçınılmaz olarak ortaya çıktığını düşünürler ve bu sonuç yüzünden âşıkı affetmek istemezler.
Şu nasihatin nerdeyse bir âşığa yapıldığını söyleyeceğiz: “Şükret ki, gideceğin bir cehennem var!” Böylece, gideceği yerin belli edilmiş olmasının bile ne büyük bir nimet olduğu anlatılmak isteniyor. Âşıksa, gideceği yeri durmadan karıştıran, dahası gideceği yerin bulunmadığını ileri süren biri değil mi? Onun, gideceği yerin adresi belli iken bellisiz hale getirilmiş değil mi? Öyleyse ona, gideceği yer cehennem bile olsa, bilinen bir yere gidebileceği için şükretmesi salık verilirken, dışarda duran birisi, haklı bir tavsiyede ve nasihatte bulunmuş farz edilebilir. Oysa âşık, kendini hiç de öyle görmüyor: O, kendini, gideceği yeri belli olmayan veya gideceği yeri bilmeyen biri olarak görüyor. Gideceği yer belli olsa bile nereye gideceğini bilemeyen birinin şaşkınlığı ve hüsranıdır âşık kişinin payına düşen. Ama o, kendine düşen bu paydan, her nasılsa ve her zaman razı görünmektedir. Ne tuhaf!