Hangi arkadaş bu kitabı 'ziraat üzerine kitaplar' listesine aldıysa onu tebrik ediyorum. İncelemeden almanın pişmanlığını yaşadım, oldukça bomboş gereksiz bir kitap gereksiz bir yazar.
Gerçek bir cinayet hikayesinin sanığı olan Grace Marks’a dair yazılmış bir kitap. Oldukça etkileyici diyebilirim. Yazarın da dediği gibi Grace cinayeti işleyen ve Mcdermott’ u da bu cinayetlere alet eden bir şeytan mı yoksa Mcdermott’un ölüm tehditleri sebebiyle bu cinayetlere göz yummak zorunda kalan bir kurban mı? 19. Yüzyılda kadınların toplum içindeki konumlandırılışı, bilimin daha minik bir bebek gibi yeni emeklemeye başlayışı kitapta çok güzel işlenmiş. Aslında 200 sayfaya sığabilecek bir hikayeyi, toplumun betimlenmesiyle 600 sayfaya çıkaran Atwood’un bu konuda oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Uzun bir kitap olmasına rağmen hiç sıkmadı beni ve hemen hikayenin içine daldım. Grace; tüm toplumu ikiye bölmüş masumluğu konusunda, ben bu iki kesimden onun masum olduğuna inanan tarafta yer aldım ama bunda Atwood’un bu kurmaca hikayesinin çok büyük etkisi olduğunu kabul etmeliyim. Severek ve sıkılmadan okuyacağınız bir kitap, kesinlikle tavsiye ederim
Öncelikle kitabı para verip satın almadım. Şimdi adını verip işinden olmasını istemediğim bir arkadaşım bana el altından dijital kopyasını gönderdi ;) Sırf merakımı gidermek için bir göz attım ve bence bu kitap yüzünden edebiyat dünyası ayaklanıp doğan kitap'ı taşlamayacaksa hangi kitap yüzünden bunu yapacaklar merak ediyorum.
Gerçekten insanın içinde kitap okuma hevesini yok eden, bir daha kitap okumayacağına söz verdirten berbat ötesi rezil bir kitap. Kitapla ilgili genel puanlamam şu şekilde:
DİLBİLGİSİ: 0
İÇERİK: 0
ANLATIM TEKNİĞİ: 0 bile değil yok
GERİYE NE KALDIYSA: 0
Kültür Bakanlığı nerede bu ülkenin? Ne zaman devreye girip yayınevlerinin bu abuk sabuk saçmalıklarına dur diyecekler. Bakın buradan bir eylem çağrısı yapıyorum. Meşale, taş, sopa ne varsa alalım gidelim bu gerizekalıların kapısına yıkalım o binayı. Böyle kitapları basacaklarsa yok olup gitsinler.
Sormak istiyorum bu kitabı sırf üç beş ergen erkek çocuğu kapağına bakıp masturbasyon yapsın diye mi bastınız? Sadece Şeyma'ymış... Bir okur olarak lanetliyorum yaptığınız şeyi.
Şu güne kadar Destek Yayınları denen gerizekalıların bastıkları abuk sabuk kişisel gelişim kitaplarını yerden yere vurdum, bu çok daha berbat bir şey. Şey diyorum çünkü kitap değil bu. Bu açık seçik ağaç katliamı. Yahu bu paçavrayı basmak için harcadığınız kağıtla amerikan servis yapıp ihtiyacı olan bir cafeye bağışlayın bir hayrınız olsun be.
Mürekkebiniz kurusun, batın, iflas edin. Edebiyatı ticarete kurban eden kişiliksiz kifayetsiz şerefsizler.
Sadece ŞeymaŞeyma Subaşı · Dex Yayınevi · 2019220 okunma
Aidin Salih'le, bir arkadaşımın kendisine böbrek yetmezliğinden dolayı tedavi olmaya başlamasıyla tanıştım. Başta insana tuhaf geliyor ama açlık yaparak tedavi oldu ve böbrek yetmezliğinden kurtuldu.Tanıştım diyorum ama yüz yüze görmek nasip omadı. 2014 yılında vefatından sonra beraber çalıştığı asistanıyla tanışma fırsatı buldum. Açlıklar üzerine araştırmalar yaptım. ABD ve Almanya'da ne kadar yaygın olduğunu gördüm. İnsanların gerçekten açlıkla şifa bulduğuna ben kalpten inandım, kendimde de denedim. Maksimum 72 saatlik açlık yapabildim ve bu süredeki açlığın bağışıklık sistemini yeniden kurduğunu öğrendim. Water fast ( su orucu) olarak bulabilirsiniz. ABD' de bunun için açılan klinikler mevcut. Modern tıp maalesef insanları ilaçların kölesi yaptı. O kadar muhteşem yaratılmış varlıklarız ki; kendi kendimizi sadece aç kalarak tamir bile edebiliyoruz. Bu kitap için ve Aidin Salih'in ilk kitabı Yitik Şifanın İzinde kitabı için aslında söyleyecek çok sözüm var. Herkesin okumasını ve gerçekten yöntemlerin işe yaradığını bilmesini isterim.
Son SözAidin Salih · Yitik Şifa Yayınları · 2018651 okunma