Benj

Benj
@isthatme
gitmek... varmak değil gitmek
İÜSBF
İstanbul
1 Ekim
24 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Odysseus bir keresinde bana yarası bir türlü iyileşmeyen kralla ilgili bir hikâye anlatmıştı. Ne doktor ne de zaman para ediyormuş yaranın iyileşmesi için. Kral bir kâhine gitmiş ve cevabını almış: Yarayı yalnızca onu açmış olan adam, onu açarken kullandığı mızrakla iyileştirebilirmiş. Böylece kral düşmanını bulana dek topallaya topallaya bütün dünyayı dolaşmış, düşmanı da onu iyileştirmiş. Keşke Odysseus burada olsaydı da ona sorabilseydim diye düşündüm: İyi de kral onda o kadar derin bir yara açmış olan adamı kendisine yardım etmeye nasıl ikna etmiş? Cevap başka bir hikâyedeydi. Uzun zaman önce, geniş yatağımda Odysseus'a sormuştum. "Ne yaptın? Akhilleus'la Agamemnon seni dinlemediğinde ne yaptın?" Ateşin ışığında gülümsemişti. "Kolay. Seni dinlemedikleri yeni bir plan yaparsın."
Sayfa 279·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Benj

, 2023 okuma hedefini ekledi.
2023 OKUMA HEDEFİ
3/10 kitap - %30 tamamlandı
3 kitap okudu
10 kitap
1.160 sayfa
0 inceleme
2 alıntı
Düşüncelerim sık sık o sakin gözlü, dikkatli çocuğa dönerdi. Babasının ne beklediğini bilip bilmediğini, bu umutların ağırlığını hissedip hissetmediğini merak ederdim. Bir geminin görünmesi için dua ederek her gün kayalıklara çıktığını canlandırırdım kafamda. Her gece uykuya dalmadan önceki yorgunluğunu, yatağına bir zamanlar babasının ellerinde kıvrıldığı gibi kıvrılırken içindeki kederi hayal ederdim. Karanlıkta ellerimi birleştirdim. Bin türlü numaram yoktu, sabit bir yıldız da değildim ama ilk defa olarak o boşlukta bir şey hissettim. İleride büyüyebilecek bir umut, canlı bir nefes
Sayfa 231·Kitabı okudu
Edebiyat
Kış yağmurları başladı, ada baştan aşağı toprak kokuyordu. Bu mevsime bayılırdım, soğuk kumlar, çiçek açan beyaz karacaotlar. Odysseus etlenmişti, hareket ettiğinde de o kadar sıklıkla yüzünü buruşturmuyordu. Sinirli hallerinin en kötü kısmı dağılıp gitmişti. Bundan tatmin sağlamaya çalışıyordum. İyi bakılmış bir bahçeyi seyretmek gibi, dedim kendi kendime. Yeni doğmuş kuzuların ayağa kalkmaya çabalamasını seyretmek gibi
Sayfa 228·Kitabı okudu
Edebiyat
"Sonunda, artık dayanamaz hale gelince," dedi Odysseus, "uyuyakalmışım. Torbayı elimden aldıklarını hissetmedim. Beni uyandıran, rüzgârların uluması oldu. Torbadan kıvrıla kıvrıla çıkmışlardı, bizi hiç yol almamışçasına gerilere ittiler. Her fersahı kaybettik. Ölmüş arkadaşları için yas tuttuğumu düşünüyorlar, tutuyorum da. Ama bazen onları öldürmemek için kendimi zor tuttuğum da oluyor. Yüzlerinde kırışıklar var ama hiç akılları yok. Bir erkeğin ayaklarını yere sağlam basmasını sağlayan şeyleri yapmalarına fırsat kalmadan savaşa götürdüm onları. Yola çıktıklarında evli değillerdi. Çocukları yoktu. Hasadın cılızlığı yüzünden kilerlerinin kıyısını köşesini kazımak zorunda oldukları seneler geçirmediler, tasarruf etmeyi öğrenebilecekleri bereketli yılları da olmadı. Anneleriyle babalarının yaşlanıp elden ayaktan düşmesini seyretmediler. Öldüklerini görmediler. Korkarım ki yalnızca gençliklerini değil, yaşlılıklarını da çaldım onlardan."
Sayfa 224·Kitabı okudu
Edebiyat