Kendime itirazım,itirafım
Farklılaşmaya ugraşıldıgının yarısını sadeliğe zaman ayırabilseydik zannımca daha organik insanca ve insancıl kalabilirdik.
İnsan ve Duygular
Burayla ilgili bir itirafım var. Teşekkürler bugün paylaşımlarıma destek veren arkadaşlarıma. Herkesin düşüncesi kendine. Kendi düşüncesinden ödün vermeyenler hep mutlu olsun. Birkaç gün girmedim. Buraya kızgınlıkla girmek başta kendi emeğime saygısızlık olurdu. Dinlendim. Çünkü gerçekten anlam veremiyorum. Hadi bir insan profilini sıfır kitap olarak belirler. Ama neden onlar daha çok küfür ve hakareti ediyorlar? Neden spam attığımızda o hesaplar kapanmıyor. Ben hem yazarların, hemde okurların bunları görmemesi için o hesaplara spam attım kapanmadı. Kimse kimseyle aynı fikirde olamaz. Onların paylaşım ve alıntılarına hakaretim olamaz. En kötü sessize alırım. Ben bu kadar efendi bir yazarken 1000 kitap yönetimi neredeler. Ben daha önce açıkladım x te en iyisi bendim. Bana gelin etkileşim gruplarına yönlendireyim ama burada kitap uygulamasında çöp çatanlık yapmakta ne oluyor. Bir klasör oluşturdum ekran görüntüsü alıyorum rezillik diye de başlık attım. 340 ekran alıntısı olmuş. 1000 kitap 1000Kitap Destek 1000Kitap benim ve diğer okurların hakkını verin. Ben kimseye silahta doğrultmuyorum kitabımı alın diye ama bir raporlama varsa ve arz ediliyorsa dikkate alın. Elon Musk bile o kadar işin gücün arasında benim ve diğer arkadaşlarımın şikayetleriyle hesap kapatmış. 707 adet ahlaksız hesap kapattım. Burada doğru düzgün herkese küfür eden ahlaksızların hesapları kapanmadı. Yapamıyorsanız bırakın 😂 çünkü ben engellemekten ve sessize almaktan yoruldum.
1000Kitap
Reklam
Kendime :
“Eski Bana” Merhaba, Sana uzun zamandır yazmak istiyordum. Belki de en çok sana konuşmayı özledim. Çünkü sen; elinde kitaplarla dolaşan, en karanlık cümlede bile bir umut arayan, yağmur yağınca camdan dışarı bakıp “Bu da geçer” diyebilen insandın. Ben o “geçer” diyen yerimi kaybettim sanıyorum. Hayat bir noktada üst üste geldi. Bazı kayıplar, bazı hayal kırıklıkları, bazı susmalar… Ve ben, senin kadar güçlü kalamadım. Eskiden her şeyin yoluna gireceğine inanırdın ya… Ben artık yoruldum inanmaktan. Sürekli toparlamaktan. Sürekli güçlü olmaktan. Bazen sadece bırakmak istedim. Bazen hiçbir güzelliği göremedim. Ama sana bir itirafım var: Seni kıskanıyorum. Çünkü sen ışığı zorlamadan buluyordun. Ben ise şimdi karanlığı anlamaya çalışıyorum. Belki de büyümek buymuş, bilmiyorum. Belki de hayat insana umutla birlikte ağırlık da veriyormuş. Sana kızgın değilim. Kendime de değilim artık. Sadece şunu bilmeni istiyorum: Sen sandığım kadar uzak değilsin. Bazen bir kitabın sayfasında, Bazen bir cümlede, Bazen içimde sebepsiz beliren minicik bir umut kırıntısında seni hissediyorum. Belki eskisi gibi olmayacağım. Ama belki daha gerçek olacağım. Daha kırılgan, daha temkinli… ama daha derin. Eğer beni duyuyorsan, bana biraz sabır gönder. O eski inancından küçük bir parça. Her şeyin düzeleceğine değil belki… ama benim yeniden ayağa kalkabileceğime dair bir inanç. Seni kaybetmedim. Sadece seni yeniden tanımayı öğreniyorum.

Güllü Kurt

@GKurttttt
·
Son 3 yılda tamemen bambaşka bi insan oldum, olmaya itildim , mecburiyetlerimle, hayal kırıklıklarımla , hüznümle... Ve şimdi eski "bana" ulaşmaya çalışıyorum sadece
Önsözde itiraf edilen şeyler;
Önsöz: Bunu bir itiraf gibi yazıyorum. Çünkü başka türlü dürüst olamıyorum. Gönüllere dokunmanın, kitaplara dokunmaktan daha zor olduğunu geç öğrendim. Anlaşılmayı beklerken, herkesi anlama çabasının insanı nasıl eksilttiğini de. “Sırf o kırılmasın diye ben kırılayım” diyerek geçen yıllarım var. İyi niyet sandığım şeyin, çoğu zaman kendimden vazgeçmek olduğunu şimdi kabul ediyorum. Bunu kimse benden istemedi; ben böyle olmayı seçtim. İnsan bir yerden sonra buna tecrübe diyor. Ama Freud’un da işaret ettiği gibi, tecrübe her zaman güçlenmek değil. Bazen kalple araya mesafe koymayı öğrenmek sadece. İtirafım şu: Biraz daha akıllandım belki, ama eskisi kadar saf değilim artık...
Edebiyat
KENDİME İTİRAFIM
Bazen içimde bir kapı var sanıyorum… Kimsenin açmadığı, benimse ne zaman dokunsam pası avuçlarıma bulaşan bir kapı. Kendime itirafım şu: Ben o kapının ardında kalmış bir cümleyim aslında; Söylenmemiş, duyulmamış ya da yarım bırakılmış bir cümle. Ne zaman içimle konuşsam, kelimeler önce birbirine çarpıyor, Sonra birer birer yere düşüyor. Toplarken fark ediyorum… Bazı kelimeler kırılıyor, Bazıları hâlâ sıcak, Bazılarıysa uzun zamandır kimse tarafından tutulmamış gibi soğuk. Garip bir hal var bende: Sustuğumu herkes duyuyor da içimdeki gürültüyü kimse işitmiyor. Bir de tuhaf bir kabulleniş; Sanki kalbim kendisine, “Tamam, yine yanacağız ama bu kez sessiz yanacağız,” demiş gibi. Kendi kendime konuşurken fark ediyorum, Ben bazı şeyleri çok erken anladım, Bazı şeyleri ise herkes unuttuktan sonra anladım. Zamanla çakışmıyorum yani… Belki de bu yüzden hep gecikmiş gibi hissediyorum, Hep bir adım arkada, hep bir nefes eksik. Bir iç geçiriyorum şimdi, uzun bir iç: Ah be kalbim… Sen de yorulmuşsun, belli. Hâlâ direniyorsun ama direndiğin şey çoktan gitmiş, Ama sen yine de tutuyorsun,
1000Kitap
° “Engelleri bile kontrol edecek kadar sevmişim. Bu da benim sessiz itirafım olsun...”
1000Kitap
Reklam
Reklam