Derin Deniz Size Hep Merhamet Etsin
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:23
Gizliman'daki amansız hayatta kalma mücadelemiz, Derin Deniz'in görüp görebileceği en gösterişli macera ve elbette ki bizi hiç sevmeyen talihin peşimizden eksik etmediği kaos dolu günler, Hainin Mührü 3 ile nihayet bir son buldu... Bugün ise sizleri, çok sevdiğim ve ona veda ederken beni büyük bir umutsuzluğa düşüren bu muhteşem distopya dünyasına son kez göz atmaya ve bitirdikten sonra ise yasımızı birlikte tutmaya davet ediyorum. Neticede buna gerçekten de ihtiyacımız var. Evet, ufacık bir spoiler oldu bu ama epey bir muğlak; anlayanlara başımız sağ olsun diyorum sadece. Temizlik töreninin bitmesi ve yaşanan nice ihanetin ardından nihayet herkes yavaş yavaş yeni hayatına adım atmaya başlar. Arm, Dante ve Hobdin bu sınavı başarıyla tamamlayarak soylu bir Giz olmayı başarmış, Beş Beter talihsizliği sebebiyle bir Hiç olmaya mahkûm edilmiş, Aspen, Beau ve Lunu ise İsimsizlerin eline düşerek bu adaletsiz düzenin çarklarından tamamen atılmıştır. Yine de mücadeleleri henüz sona ermez. Aksine, belki de en büyük savaşları asıl şimdi başlıyordur. Tüm ekibimiz Gizliman'ın farklı noktalarına saçılmış olsa da hepsinin bir amacı, kendi görevleri ve omuzlarına yüklenen yeni sorumlulukları vardır. Değişimleri ve gelişimleri devam ederken yüzlerce kez sınanan arkadaşlıkları artık tamamen kemikleşerek onların bu süreçteki en büyük yardımcıları olur. Hiç umulmadık kişiler bir araya gelirken, asla anlaşamayacağını düşündüğümüz insanlardan yepyeni ittifaklar doğar. Kızgın doğanın bile şaha kalktığı bu savaşta artık herkes yerini almış ve son kez özgürlükleri için sahneye çıkmıştır. Gerçekten de Hainin Mührü 3, benim için muazzam ve bir o kadar da etkileyici bir final kitabı oldu. İlk iki kitabında sahip olduğu özgün yazım dilini, sürükleyici olay örgüsünü, başarılı karakter inşasını ve
1000Kitap
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
Pusun İçinde Kayboldum.
10/10
·238 syf.·
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Selam. Yazarken defalarca ben bu incelemeyi yazmaya layık mıyım diye düşündüğüm bir kitapla birlikteyiz bu gün. ”Zaten görülen ve görülmeyen bütün düşler bu karanlığın bir parçası değil miydi?” İncelemelere 'bazı kitaplar vardır..' diye başlamayı seviyorum ama bu hiçbir kitapla kıyaslamak istemediğim bir kitap. Evet; okuduğumuz, sevdiğimiz, bol bol altını çizdiğimiz pek çok kitap var ancak bunların pek çoğunu okuduktan sonra hayatımıza bir şekilde olduğu gibi devam ediyoruz. Puslu Kıtalar Atlası böyle değildi. Sizi tamamen değiştirebilecek bir kaliteye sahip. Bir kere o yalnızca hikâye anlatmıyor, bundan çok daha fazlası var. Bu kitabı elime aldığım ilk an, çok kaliteli bir şey okuyacağımı biliyordum. Çünkü bir yazarın dilinden, ilk birkaç cümlesinden bile metnin ağırlığını hissedebiliyorum. Ve daha ilk sayfalarda bunun sıradan bir roman olmadığını anlamıştım. Dilindeki o tuhaf ritim, doğal anlatım, eski kelimelerin arasında dolaşan canlılık… Daha başlamadan zihnimi başka bir yere taşımıştı. Fakat ilerledikçe her şey karmaşıklaşmaya başladı. Başta olayların birbirinden tamamen bağımsız ilerlediğini düşündüm. Karakterler başka yerlerdeydi, hikâyeler dağınıktı, atmosfer pusluydu. Hatta bir noktada “Acaba yeterince beğenemeyecek miyim?” diye düşünmeye başladım. Çünkü kitap beni kolayca içine almıyor, sürekli zihinsel olarak zorluyordu. Ortalara kadar elimde süründü desem abartmış olmam. Ama bugün dönüp baktığımda bunun kitabın kusuru değil, bilinçli bir tercihi olduğunu biliyorum. Çünkü bu roman okurunu sabırsızlıktan arındırıyor. Seni hızlı tüketim alışkanlığından çıkarıp düşünmeye zorluyor. Ve sonra, bir noktada her şey birbirine bağlanmaya başladı. Bağımsız sandığım olaylar devasa bir ağın parçalarıymış meğer. En önemsiz görünen ayrıntının bile başka bir
Duygu ve Düşünce
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
2026 1228. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 20:27
Değerli hocam benim kitabımı alıp okuyup destek verdi. Var olsun. İtirafım şu ki, kitabımı alıp okuyan herkese destek vermek benim kişisel hassasiyetimi gösteren bir durumdur. Bence herkes alıp okumalı. Sözler, bir anıdan, bir sevgiden kopar ve şiir olur. Arz eden kişi gerçek şairdir. Okuyan ve benim gibi yorumlayan gerçek okurdur. İlknur hocamız bizim dışa vurmadığımız sözleri şiirlerinde bahsetti. Eserleri daim olsun. Yarım Kalan Sol Yanım teşekkür ederim.
Yarım Kalan Sol Yanımİlknur Peker · Odessa Yayınevi · 202619 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 02:01
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Chirista Wolf “Hiçbir Yerde” adlı kısa romanı oldu. Yazar Heinrich Von Kleist ile şair Karoline Günderrode'yi bir toplantı da biraraya getiren Wolf, ilginç bir konseptle karşımıza çıkarıyor. Bu karşılaşmanın garip yanı ise hayatın karmaşasına tahammül edemeyen bu iki yazarın hayali bir buluşmada ikilinin diyalogları, sohbetleri odak noktası olması. Karşılıklı iç monologlarla ilerleyen, geçmiş ve şimdiki ortam, duygusal iniş çıkışlar yoğun bir anlatımla dile getirilir. Bu hayali buluşma 1874'te yazar tarafından kurgulanmış. Kitap ise ilk 1979 yılında yayımlanmış. İşin ürpertici yanı ise Gündorre 1806 - Kleist ise 1811'de intihar etmiştir. Bu trajik olay kitabı daha da tuhaf ve üzücü kılar tabii. #kitapalıntıları &Yasaya boyun eğmeden önce onu deliliğiyle geçersiz kılan biri nasıl iyileşsin ki? Deliliğiyle geçersiz kıldığı yasaya zerrelerine kadar boyun eğmek... &Konuştuğun gibi düşünmek ve kendi düşüncenden paramparça olmak. Ve sen gerçeğe yaklaştıkça sana inanmayanların en çok da dostlar oluşu. &Kleist ne kadar uğraşırsa uğraşsın sözcüklerin iç dünyasına ulaşamıyor. Özlemekten tükenmiş halde sözcüklerin gölgesinde dolaşıyorum. &Acaba bunca gülümseyen yüzün ardında toplumun ağır bir hastalığı mı gizliydi? &Tıpkı aynaya bakarken olduğu gibi kendimi şiirle toplamaya, izlemeye, içimden geçip kendimi aşmaya çalışma hakkını bana neden tanımıyorsunuz? Başkalarının değerimizle ilgili varacağı yargılar -hele ölümümüzden sonra- bizim elimizde değil ve ben bunu hiç dert etmiyorum. Ama dile getirdiklerimiz gerçek olmalı, çünkü duygularımız onlar: işte size edebî itirafım. &İnsanlar mutsuz birinin mutsuzluğunu asla kabul edemezler.
Edebiyat & Roman
Hiçbir YerdeChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025611 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Herkese Selamlarrr… Sizlere nefis bir kitap tavsiyesiyle geldim. Öyle derin bir konusu var ki… Yazarın okuduğum 2. Kitabı ve sanırım yazdığı ne varsa okuyacağım. İlk kitabında da bahsettiği gibi bu kitabında da Aile içi olaylardan esinlenmiş. Olaylar derken yenilir yutulur olaylar değil söyleyim. Psikolojiniz biraz çalkalayacak ki beni epey çalkaladı çok etkilendim hikayeden ve bence okuyan herkesi dramatik ve şok edici bir şekilde etkileyecektir. Kitabın konusu şöyle; Hayatının son kitabını yazmak için üç ayı kalan popüler ve çok satan bir yazarımız var. O kötü günün ayrıntılarını ve kendisini hasta eden ve her şeyi nasıl değiştirdiğini itiraf etmesi için sadece üç ayı var.   Yazarımız Helena Ross. Şu ana dek on beş aşk romanı yazdı ve bunlardan on tanesi uluslararası çoksatanlar listesine girdi. Ama bu roman, bir aşk romanı değil. Bu roman, sadece dört yıldır kaçtığı gerçeği barındırıyor. Polisten, sevdiklerinden ve dünyadan sakladığı o şok edici ve baya üzücü gerçek.   “Bu son kitap ne mi? Bu benim itirafım.”
1000Kitap
Hayalet YazarA. R. Torre · Martı Yayınları · 202497 okunma
Babama mektup
Puan vermedi·
Yine oturdum karanlık köşemde gizlice sana yazıyorum sana bir itirafım var ben korkağın tekiyim aslında ya da yalancının önde gideniyim çünkü sen hariç etrafındaki herkese varlığın da yokluğunun benim için ne kadar fark etmediğinden ben vurup yeri gelip bu sertliğim ve övünürken gece karanlığından korkup kaçan köşelere saklanan cesaretin ve onun eline alan duygusallığım yüzünden
1000Kitap
Babama MektupGülcan Kurtul · Tilki Kitap · 202555 okunma
Reklam
Reklam