Gayretin ruhunu olgunlaştırmak, nefsini yenmek, bedenini ölüme hazırlamak için olsun.
Çünkü ineceğin mezardır.
Kabirlerdekiler, ne zaman aralarına katılacaksın diye her an seni beklemektedirler.
Sakın oraya azıksız gitme!
Hayattaki işlevleri, fonksiyonları, vazifeleri illa mekanik bir terazide tartmamalıyız.
Bazen bir bakış, bir tebessüm, bir kelâm,bir davranış, bir istiğna hali...
"Ben bunu yapmayayım, şöyle kenarda durayım..." Bazen bu bile, birçok insana birçok şeyi anlatır.
Bana, "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, imanımı kurtarmağa koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış. Ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi ? Dar düşünceler! Dar görüşler!
"Sufiyye yolunda işitmek ve okumakla öğrenilmesi mümkün olan her şeyi öğrendim. Anladım ki, onların asıl özelliklerine öğrenmekle değil, ancak zevk(iç tecrübe) ile, ahlakı düzeltmekle ulaşılır. Zira sağlığın tarifini sebeb ve şartlarını bilmekle sağlıklı olmak arasında büyük fark vardır. Doktor, hasta iken sıhhati tarif edebilir ve onu korumak için ne yapmak lazım geldiğini söyleyebilir , fakat yine de hastadır. Bunun gibi zühd'ün hakikatini, şartlarını bilmekle, zahid olup dünyadan elini çekmek arasında da büyük fark vardır. " Gazzali, sözüne devamla,
"Kesin olarak bildim ki, onlar, kaal (=laf) ehli değil, hâl ehli kimselerdir. "