Yoksullukla ilk temas çok ilginç. Yoksulluğu o kadar düşünmüşsünüzdür -tüm hayatınız boyunca korktuğunuz, başınıza önünde sonunda geleceğini bildiğiniz şeydir o- oysa gerçekte öyle sıradan, öyle farklıdır ki. Siz çok basit olacağını sanmışsınızdır; olağanüstü derecede karmaşıktır. Siz korkunç olacağını sanmışsınızdır; sadece sefil ve sıkıcıdır. Başta, yoksulluğun kendine has bayağılığını keşfediyorsunuz, size yaşattığı değişiklikleri, karmaşık cimriliğini, kırıntı silip süpürme halini. Sözgelimi yoksulluğu saran gizliliği keşfediyorsunuz.
Bunları sana anlatmaktan hoşlanıyorum, zira bana bu konuda söyleyeceklerini biliyorum: Çocuklar gibi hiçbir şeyi dert etmeyenler, oyuncak bebeklerini oradan oraya dolaştıran, giydirip soyan ve büyük bir saygıyla anneciğin şekeri kilitlediği çekmecenin etrafında gezinen ve arzu ettikleri şeyi ele geçirip avurtlarını şişirerek yerken "daha!" diye bağıranlar mutludur.