Şikago'da böcek ilaçlayıcısı olarak çalışmış, New York'da barmenlik yapmıştı, Newark'ta mübaşirlik. Paris'te kafelere oturup gelip geçen somurtkan Fransız yüzlerini seyretmişti. Atina'daki otel odasında kendi deyimiyle dünyanın en çirkin insanlarına bakmıştı. İstanbul'da afyon bağımlılarının ve halı satıcılarının oluşturduğu kalabalıkların arasında bulunmuştu. İngiliz otellerinde Spengler ve Marquis De Sade okumuştu. Şikago'da bir Türk hamamını soymayı planlamış, içkisini içerken iki dakika kararsızlık geçirince topu topu iki dolar ile tabanları yağlamıştı. Bütün bunları sadece deneyim için yapmıştı.