Nur

Nur
@itsreadnur

Nur

, bir kitap okudu
10/10
·472 syf.·
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Kristen Ciccarelli
8.3/10 · 147 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Serenad
Puan vermedi
Serenad Bana okuma alışkanlığı kazandıran Sevgili Zülfü Livaneli'nin bu kitabını 10 yıl aradan sonra ikinci kez okuma isteği oldu içimde. İyi ki okudum yeniden o kadar akıcı, alıp götüren bir anlatımı var ki bir solukta bitiyor. Kitapta üniversitede memur olarak çalışan Maya Duran'ın Amerika'dan gelen Alman asıllı konuğu Maximillian Wagner ile tanışması, onun hayat öyküsüne ortak olması ve bunun üstüne kendi hayatıyla alakalı radikal kararlar alması üzerine gelişen bir olay örgüsünü anlatıyor. Aynı zamanda üzerinde yaşadığımız ülkenin, coğrafyanın en ücra köşelerine, karanlıkta kalmış her bir fertine ışık tutuyor. Zamanında #MustafaKemalAtatürk 'e Einstein adıyla yazılmış mektuptan, ülkemize misafir olarak gelen profesörlerinde bahsi geçiyor. Zülfü Livaneli Serenad
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
Serenad
Her yolculuk bir kader birliğidir” diye düşünüyorum, “ama insanlar bunu bilmiyor.” Üstelik hangi boyutan bakarsak o kadar büyük bir gerçek bu. Örneğin insan türünün bu gezegendeki serüveni de bir yolculuk olarak görülemez mi? Ekolojik dengeyi bozmaya başlayan bir yolculuk. Ve bu dengenin bozulması, bütün insanlar için bir kader birliği değil mi? Birbirini tanısın tanımasın, her bireyin kaderi birleşmiyor mu? Her anlamdaki yolculuk böyle bir şeye neden oluyor.
Sayfa 77 - Zülfü Livaneli
Alıntı
Serenad
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!
Sayfa 68 - Zülfü Livaneli
Alıntı
Serenad
“Barbar, eski Yunancada yabancılar için kullanılan bir kelimeydi. ‘Yabancı’ anlamına gelirdi. Yunanlı olmayan herkes, özellikle de Persler ve Asya halkları barbardı. Bu kelime Avrupa tarafından benimsendi ve Avrupalı olmayanlar için kullanılmaya başlandı. Başlangıçta kelimenin kötü bir anlamı yoktu. Mesela, Bodrumlu hemşehriniz Herodotos kitabına şu iyi niyetli satırlarla başlar: ‘Bu, Halikarnassoslu Herodotos’un halka sunduğu araştırmadır. İnsanoğlunun yaptıkları zamanla unutulmasın ve gerek Yunanlıların, gerekse barbarların meydana getirdikleri harikalar bir gün olsun adsız kalmasın, tek amacı budur; bir de bunlar birbirleriyle neden dövüşürdü diye merakta kalınmasın.’ Bakın, barbarların yarattığı harikalardan söz ediyor. O zamanların anlayışı buydu ama zamanla önyargılar, kelimeye bugünkü barbar anlamını yükledi. Bildiğiniz gibi, bu anlama uygun düşen, 20. yüzyılın en büyük barbarlıkları da Avrupa kültürü ya da Avrupa kaynaklı kültürler tarafından sergilendi.” Benim tezim, bütün halkların, bütün kültürlerin birbiri hakkında önyargılara sahip olduğudur. Eğer bir gün bu önyargı kelimeleri, yani Avrupa dillerindeki barbar, Japon dilindeki gaijin, Müslümanlardaki kâfir, Almanlardaki Ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek, amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.”
Sayfa 36 - Zülfü Livaneli
Alıntı