“Eşikte Duran İnsan”, Rasim Özdenören’in 2000 yılında yazdığı gerek birçok farklı konuda fikirlerini belirttiği gerekse bilinen konulara getirdiği bakış açılarını yansıttığı denemelerinden oluşan kitabı. Özdenören, denemelerinde yalın bir anlatımı benimsiyor olsa da gerek terminolojik sebeplerden gerekse de o dönemin dil kullanımından kaynaklanan (bkz. eski kelimelerin kullanışı ) nedenlerden ötürü denemelerin okur tarafından tam anlamıyla özümsenmesi kolay olmuyor.
Bunu yanı sıra kitap, ele aldığı konulara getirdiği farklı bakış açılarıyla okuyucuyu cezbediyor denilebilir. Kitabı okurken durup kendime “ ben bu konuya hiç öyle bakmamıştım, ne kadar da doğru” dediğim çokça yer oldu.
Rasim Özdenören insana kendiyle baş başa kaldığı bu hayat yolculuğunda eşlik ediyor. Yalnızca günlük konulara değil tasavvufi konulara da açıklık getirmeyi amaçlayarak yazdığı söylenebilir.
Benim okurken gözlemlediğim en büyük eksiklik yazarın denemelerinde giriş ve gelişme bölümlerinin birbiriyle uyumlu olmasının aksine sonuç bölümlerinin birer son olarak görülmeyip teknik anlamda eksik bırakılması. Ana fikri gelişme bölümüne yayıyor ancak sonuç bölümünde bu fikri tamamiyle netleştirip bir ürün vermiyor.
Bunun harici kitap, okumaya değer gördüğüm kitaplar arasında yerini aldı.
Aynı okulda bulunduğu, aynı sırada çalıştığı arkadaşlarına kardeş gözüyle bakamayan ileride öğretmen olduğu zaman da vatanın kızlarını evlat sevgisiyle sevemez.
Her bakış insana her şeydeki hikmet ve ibreti göstermez. Ancak Refet gibi dünyayı bir evren kitabı olarak görenler, her şeye dikkatlice ve ibretle bakanlar o kitabın sayfalarında neler görürler, onlardan neler öğrenirler!