İnsan, İnsan Sayesinde Büyür
9/10
·336 syf.··
2026 50. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:26
Nurullah Genç, çağdaş Türk şiiri denilince akla gelen ilk beş isimden biridir diye düşünüyorum. Ancak onu yalnızca şair kimliğiyle tanımlamanın, özellikle bu kitabı okuduktan ve roman alanındaki ödüllerini de öğrendikten sonra eksik bir bakış açısı olacağı kanaatindeyim. Kitap genel anlamda otobiyografik ve anı kategorisinde değerlendirilebilecek bir eser olsa da, içerisindeki şiirsel dokunuşlar ve edebî kalite anlatıyı çok daha üst bir seviyeye taşımaktadır. Bu kitap basit bir otobiyografik anlatı, bir farkındalık hikâyesi ya da bir başarı öyküsü olarak yorumlanmamalıdır. Aslında kaybolmaya yüz tutmuş bir insan tipinin, bir ahlak anlayışının ve bir medeniyet tasavvurunun hikâyesi olarak okunabilmelidir. Birçok otobiyografik anlatıda ana kahraman yazarın kendisidir. Ancak bu kitapta durum biraz farklıdır. Nurullah Genç, anlattığı bölümlerde genellikle kendisini ikinci ya da üçüncü planda tutarak hikâyeyi tamamlar. Örneğin; Sibirya gazisi Bekir Ağa, oğlu Seyfullah, Gülçehre Ana, köy odasında kitap okuyan insanlar, çocuklarını okutabilmek için hayatını adayan anne ve babalar, yol gösteren öğretmenler ve kapısını açan dostlar anlatılan bölümlerin asıl kahramanlarıdır. Bu nedenle kitap aslında Nurullah Genç’in değil; onu yetiştiren insanların kitabıdır. Yazarın başarısı bireysel değildir. Bir köyün, bir ailenin, bir kültürün ve bir inancın ortak başarısıdır. Kitabın en etkileyici taraflarından biri şüphesiz Sibirya gazisi Bekir Ağa portresidir. Dört yıl süren Sibirya esaretinden dönen bir insanın, harabeye dönmüş köyünü sekiz yıl boyunca yeniden inşa etmesi olağanüstü bir hadisedir. Bekir Ağa bunu kahraman olmak için değil, doğru olanı yapmak için yapar. Bu yönüyle eser, modern bireyciliğin karşısına geleneksel Anadolu irfanını ortaya koyar. Kitap boyunca Pinaduz köyü
Edebiyat
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,042 okunma
5/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
Kolay okunan bir kitaptı. Puntosunun büyük oluşu okumamı hızlandırdı. Hızlı hızlı okuyup bitirdim. Beğendim mi? Normal bir kitaptı, okusam da olurdu okumasam da. Yıllar önce popüler olan bir seriydi. Almıştım ve yeni okuyabildim. Spoiler ile yorumumu yazacağım. Kitty Doe baş karakterimiz 17. yaş gününde sınava giriyor. Bun sınavdan alınan puan insanları I'den VII'ye kadar numaralar ile damganmasını sağlıyor. Kitty III numara ile damgalanınca hayatın yaşanmaz olacağına inanıyor ve sevgilisi Benjy'den ayrılmamak için geneleve gidiyor. Orada çalışmaya karar veriyor. Yaşanan gelişmeler sonrasında Başbakan peşine düşüyor ve çalışmak için çıktığı gece genelevde Başbakan Daxton Hart tarafından satın alınıyor. VII olması için başbakanla anlaşma yapıyor. VII numara sadece yönetici Hart'ların sahip olabileceği bir rütbeyken Kitty Doe bir sabah kendini suikasta uğramış ve ölümü gizlenmiş Lila Hart'ın bedeninde VII numara olarak uyanmış buluyor. Lila Hart ise yönetici aileden biri. Başbakanın yeğeni. Kitty, Lila olarak sürekli ölümle burun buruna kalıp hep hayatta kalmaya çalışıyor hem sevdiklerini korumaya çalışıyor hem de düzeni değiştirmeye çalışıyor. Lila Hart'ın başlattığı direniş hareketini Kitty Doe Lila'nın bedeninde gerçekleştirebilecek mi? Kitapta damgalama sistemine daha çok yer verilebilirdi ve daha güzel açıklanabilirdi. IV ve üstü rahat bir yaşam sürerken III kanalizasyon temizliğine gönderiliyor. I Başkayer'e gönderilirken VI üst düzey idare alanında görev alıyor. Zekaya göre damgalanıyorlar. Herkes eşit şartlara büyümüyor. Kitty ve Benjy 40 kişilik grup evinde büyümüş ve IV numara tek bir kişi, Nina tarafından büyütülmüş. Bunları daha detaylı okuyabilirdik. Tamam eşit olmayan sistem için savaşıyorsunuz ama portakal çaldığı için ya da hükümet aleyhinde konuştuğu
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,416 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
3/10
·656 syf.··
2026 23. kitabı
Sırf 4 kitap olsun diye yazılmış bir seri devamı. İlk 3 kitaptan oldukça keyif aldım. Fakat artık bu kitap beni boğdu boğdu fırlattı. Bu kadar uzatmak değil tabiri caizse sündürmek aşırı sıktı. 3 kitaplık gayet makul bir seri olabilirdi. Ahuzarın sürekli aynı rüyalarını, +18 sahnelerin birkaçını, gereksiz detayları da çıkarsak hem insanı sıkmayan hem de gayet tadında bir hikaye olurdu. Kitabın başında Ahuzar'ı neden Timurdan sakladılar mesela? Hayır madem Timur tek bir telefonla güvenliklerini sağlayacaktı neden aylarca yaşadığını dahil sakladılar da biz her iki tarafın da acısını sayfalarca okuduk? Adem abi mesela gelip ne yaptı? Kadir Tönge yi bile öldürmeyen Adem abi gitti Kralşana kadirin yerini söyleyen adamı vurdu? Amaç?? Defne Doktor sahneleri de bir o kadar sıktı beni. Siyahi adam? Kenan Kralşan'ın sonu? Yani bilmiyorum o kadar gereksiz şey okumuş gibi hissettirdi ki. Sürekli bir şeyler oldu ve 'eee sonraaaa!!" Dedim kendi kendime okurken. Bir de o kadar "güçlü" mafyaların burnunun dibine kadar giriyor vuruyor burnu kanamadan da ayrılıyordu Timur. Madem bu kadar kolaydı bunların işini bitirmek bu zamana kadar elde bu kadar kanıt belge varken(Ahuzarın ve Adriel'in topladıkları bile yeter) neden yok edilmedi? Hani bunlar gibi hiçbir yere varmayan sahneler okumak yerine mesela Irmak karakterini okumak isterdim. Irmak'ın ölme sebebi Kenan'ın sonu o şekilde olsun diye miydi diye düşündüm ve sinirlendim açıkçası. Ne var canım Timur evine sızar öldürürdü??? Artık boğulduğum için keyifle okuyacağım yerleri hızlı hızlı geçip bitirdim cidden. İlk kitabı sevdiğim için 4 ü de almayı düşünüyordum ama iyi ki almamışım. Koca koca 576 650 sayfalar arasında 4 kitap, Timur'un plan dahi yapmadan odaya rahatlıkla girip ortadan kaldırdığı bir mafya örgütü üzerinde döndü durdu
Bülbül Kapanı IVLoresima · Ephesus Yayınları · 20251,059 okunma
Puan vermedi
Bülbül kapanınınıda çok severek okumuştum bittiğinde çok üzülmüştüm hatta çünkü bi kadının o kadar acı içinde dimdik durması gerçekten etkileyici küçücük bi çocukların hayellerini çalan insanların en yakınları olması aslında bazen çocukluğunun katilinin ailen olabileceğini gösteriyor ama ne olursa olsun her daim bi kuyudan çıkmak için umut ve çıkış vardır bu ne kadar zor olursa olsun okuyacaklara tavsiye ederim
Bülbül Kapanı IVLoresima · Ephesus Yayınları · 20251,059 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:46
Hançerli Hanım (tam adıyla Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi), IV. Murat (1623-1640) yönetimi sırasındaki kurmaca olayları anlatan bir meddah hikayesi. Yüzyıllar öncesine ait... Sözlü gelenek zamanında kahvelerde, sokaklarda, meydanlarda anlatılır ve halkın, esnafın çok ilgi çekermiş. Bu ilgi sonucu 1851 yılında Âlî Efendi tarafından Ceride-i Havadis gazetesi için yazıya geçirilmiş (hem de resimli). Edebiyatçı Güzin Dino (Abidin Dino'nun eşi), "satış garantili" bu eseri basarak gazetenin para sıkıntısını gidermeyi, gelir getirmeyi amaçlamış olabileceğini öne sürer. Buraya kadar her şey alışıldık. Alışılmadık olansa, rağbet gören bu hikayenin içinde anlatılan başka bir yan hikayenin, erkek erkeğe eşcinsel bir ilişkiyi konu alıyor olması! (Hükümdar Cemşid Şah, kölesi Nâyâb ve Seyf-i Dil... Hikaye, eşcinsel ya da belki biseksüel diyebileceğimiz bu üç erkek karakter etrafında ilerliyor.) Üstelik bu ilişki sevgi ve aşk çerçevesinde ele alınıyor. Hatta esnaf, yani toplum bile ilişkiye onay veriyor. Elbette böyle bir hikayenin anlatılıyor ve ilgi görüyor olması, bunun toplumun her kesimi tarafından onaylandığı anlamına gelmez. Ama bu konuların Osmanlı'da sandığımız gibi tabu olmadığı, böyle hikayelerin sokaklarda bile anlatılabildiği, halkın da dinleyip/okuyup geçtiği anlamına gelir. (Bu arada Hançerli Hanım, Namık Kemal'in 1876 tarihli İntibah'ı başta olmak üzere sonra gelen romanlara da ilham olmuştur. Türk edebiyatının ilk edebi romanı kabul edilen İntibah'ta, Hançerli Hanım'daki Süleyman artık Ali Bey olmuştur. Hançerli Hanım'sa Mahpeyker'dir. Hançerli Hanım'da yan öykü olarak işlenen eşcinsel öykü ise İntibah'ta yoktur.) (Konu hakkında detaylı bilgi arayanlar K24'teki ilgili yazıyı okuyabilir: Osmanlı İmparatorluğu özelinde bakıldığında, hukuki olarak
Hançerli HanımAnonim · Bilge Kültür Sanat · 2008102 okunma
10/10
·656 syf.··
2025 355. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 20:08
Bülbül Kapanı serisine veda ettik. Ben bu seriyi çok seviyorum. Hatta Gökçen serisinden daha çok seviyorum. Evet Gökçen serisi benim açımdan ortalamaydı. Ama bunu nedenin o sırada benim önüme kitabın çok düşmesi ve aşırı övülmesi olduğunu düşünüyorum. Ben Timur karakterini daha çok seviyorum. Geçmişi yaşadıklarına o kadar üzüldüm ağladım ki. Bülbül Kapanı serisi benim için yeri ayrı serilerden.
Edebiyat
Bülbül Kapanı IVLoresima · Ephesus Yayınları · 20251,059 okunma