Sevgili Bayan Ming, insanlara umut veren her hikayen muhteşemdi. Senin çocuklarının hikayeleri okurlarında nice fikirler oluşturdu. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. İkisine de bayıldım. Küçük prens tadında, derin, düşündüren bir kitaptı. Diğer kitaplarını da okuyacağım.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. İsmi olmayan ve ismi olmadığı için sahiplenilemeyen, herkese emanet bırakılabilen bir çocuktu o. İsmi olsa sahiplenirdi annesi belki de ama diğer çocuklarıyla meşguldü hep. Kısa, acı, hüzünlü bir hayat hikayesi ama etkisi derin yaralar açabilecek bir boyuttaydı. Bazı cümlelerse epey vurucu idi.
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
Sezai Karakoç’un kaleminden Yunus Emre felsefesini okumak. Şiirlerinden ve hayata bakış açısından bahsediyor. Menkıbelerini kısa kısa anlatmış. Biraz dili ağır geldi. Ama Yunus’u okumak iyi geldi.
Ah Seniha! Sevgisiz büyüyen bir insanın sevgiyi bir daha görememişti. Her taraftan sevgi dilenmesi ama çocuklukta mahrum kaldığı kavrama asla ulaşamamasının anlatıldığı bir hikayeydi. Tüm karakterlerin büyümelerindeki eksikliklerin hayatlarına etkisini okudum. Güzeldi. Senihaya kızamıyorum, üzülüyorum.
Louis Aragon tarafından dünyanın en güzel aşk hikayesi olarak tanımlanan bir roman okudum. Yapsak bir aşkın ve bu aşk çerçevesinde hikaye kişilerinin kendisi olması yolunda verdiği mücadelenin hikayesi idi. Cemile-Sadık-Danyar. Bir aşk üçgeni etrafında yaşanan olaylar. Töre-Evlilik-Aşk üçgeni. Savaş esnasında eşi ön cephede savaşan Cemile’nin gelenek ve göreneğe baş kaldırıp kendisi olma yolunda ilerlemesi, kendisini bulması ve dış etkenlerin tümünü reddedip iç sesini dinleyip Danyar ile gidiş öyküsüydü. Okurken memleketin muhteşem doğasını, gelenek ve göreneklerini, savaştan etkilenen toplumu da zengin kalemiyle dile getirmiştir Aytmatov.
Kendini bulma yolculuğuydu…