Puan vermedi·120 syf.··
2026 34. kitabı
MAHALLEDE KAYBOLMA DİYE / PATRICK MODIANO Roman, merkeze aldığı anlatıcının kişisel dünyası ve içsel yıkımı üzerinden ilerler. Kaybolan eşini arayan bir adamın yaşadığı trajedi, ilk bakışta kişisel bir yas ve arayış hikayesi gibi görünse de karakterin zihinsel gelgitleri, çaresizliği ve hafızasının uçurumları insanın en ağır travmalar karşısında nasıl bir savunma mekanizması geliştirdiğini gösterir. Bu katmanda arayış, sadece fiziksel bir iz sürme eylemi değil; aynı zamanda karakterin kendi kimliğini, geçmişini ve akıl sağlığını koruma mücadelesidir. Karakterin yaşadığı yalnızlık ve içsel yabancılaşma, dış dünyadaki kaosun ruhuna doğrudan yansıması olarak somutlaşır. Bireysel arayışın hemen arkasında, bir mahallenin ve nihayetinde bir ülkenin kolektif trajedisi uzanır. Roman, faili meçhullerin, zorunlu göçlerin ve her an herkesin yok olabileceği bir korku ikliminin hüküm sürdüğü toplumsal yapıyı gözler önüne serer. İnsanların sırayla ortadan kaybolduğu bu mahalle, baskıcı rejimlerin ve bitmek bilmeyen çatışmaların yarattığı dehşet coğrafyasının çekirdek modelidir. Toplumun bu sistematik şiddete karşı geliştirdiği tepkisizlik, kanıksama ve "görmedim, duymadım, bilmiyorum" refleksi, siyasal şiddetin yol açtığı ahlaki çürümeyi ve kolektif suç ortaklığını sert bir dille eleştirir. Başkalarının acısına körleşen bir toplulukta, sıranın ne zaman kime geleceğinin belirsizliği bu katmanın ana gerilim hattını oluşturur. En derin katmanda ise eser, varlık, yokluk ve "unutuş" kavramları üzerine kurulan felsefi bir sorgulamaya dönüşür. Kaybolmak, sadece bedensel bir yok oluş değil; bir insanın hafızadan, tarihten ve zamandan silinmesi eylemidir. Yazar, unutan bir toplumun aslında hiç var olmamış gibi çoraklaşacağını savunur. Mekânların tekinsizliği, zamanın bükülmesi ve
Mahallede Kaybolma DiyePatrick Modiano · Can Yayınları · 2022583 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:25
17 Haziran çocukluk, hafıza ve aile ilişkileri üzerine güçlü bir yüzleşme hikâyesi. Alex Schulman aile içindeki yaraları eksik kalan sevgiler ve kurulamayan bağlar üzerinden anlatıyor. Büyük ve tek bir travmanın peşinde koşuyoruz kitap boyunca ve evet öyle büyük bir olayda var ama asıl gerçek tek bir günün değil bütün bir çocukluğun baştan sona travma olması gerçeği. Geçmişin insanın peşini neden bırakmadığını ve bazen yetişkinlikte bile çocukluğumuzdaki duygularla hesaplaşmak zorunda kaldığımızı anlatan, sade diliyle derin iz bırakan bir roman.
Edebiyat
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026965 okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:24
Yazarın dili son derece sade ve anlaşılır olsa da öykülerin bende bıraktığı etki sınırlı kaldı. Dönemin toplumsal yapısını ve insan ilişkilerini başarılı bir şekilde yansıtmasına rağmen, hikâyelerin sonlarında beklediğim derinliği ve güçlü mesajı bulamadım. Anlatılan olaylar hayatın içinden olsa da çoğu öykü zihnimde uzun süre yer edecek bir iz bırakmadı.
1000Kitap
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,305 okunma
4/10
·216 syf.··
2026 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:03
Erkeğin azıcık zillisi makbuldür, çok kastın sende Werther :) Kitabı okurken kafamda hep Güllü’den “Gitme gitme ayrılma bendennn” şarkısı çaldı :))) Bana arabesk dinletmiş bu hayat, sana neler yapmaz aslan parçası dedim ah ah. Birkaç sene önceki Alev okusaydı bu kitabı oturur ağlardı muhtemelen de bende hiç bir iz, acı, keder bırakmadı. Duygusuzluğumun zirvesindeyim… Neyse şaka bir yana, Werther duygusal yoğunluk ve idealizasyon, ruminasyon ve karşılıksız bağlanma ve aşırı odaklanmadan muzdarip bence. Üstüne bir de romantik melankoli ve aşırı duygusallık var. Bunların neticesinde kaçınılmaz son intihar… Lotta ise ilgi bağımlısı, soğuk, sınır koymayı bilmeyen bir kadın. Fark ettiği an uzaklaştırmış olsaydı genç dostumuzu, işler bu raddeye gelmezdi bana göre… Kısacası çok fazla romantizme edilmiş, gereksiz abartılmış, insana bir şey katmayan bir kitap. Şimdi “çok boloyorson son yoz bor kotop gorolom” diyenler olur; onlara da nanik yapmakla yetiniyorum :)
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Panama Yayıncılık · 2019150bin okunma
Puan vermedi
İCLAL - Akif Mengeş Rukiye ve Asım, yıllarca çocuk sahibi olamayan bir çift… Yıllar sonra Asım gurbetteyken Rukiye bir kız çocuğu dünyaya getiriyor. Ancak bu doğum, mutluluk kadar şüpheyi de beraberinde getiriyor ve Asım’ın zihninde yıllarca silinmeyecek soru işaretleri bırakıyor. Rukiye’nin en zor günlerinde yanında olan dostu Mürüvet ve ne zaman ihtiyaç duysalar yardıma koşan Osman da bu hikâyenin unutulmaz karakterlerinden. İclal büyüdükçe hayatın yükü de omuzlarına biniyor. Bir tarla karşılığında evlendirilmesi konuşulurken, onun aslında en büyük eksikliğinin sevgi olduğunu görüyoruz. Kitap, özellikle kız çocuklarının sevildiğini hissetmesinin ne kadar önemli olduğunu güçlü bir şekilde yüzümüze vuruyor. İclal’in hikâyesi zaman zaman içimi burktu, zaman zaman öfkelendirdi. Kitabın son sayfasını kapattığımda ise ona sımsıkı sarılmak istedim… Eğer insan ruhuna dokunan, düşündüren ve kalbinizde iz bırakacak bir hikâye arıyorsanız, bu kitabı arşivinize mutlaka eklemelisiniz.
İclalAkif Mengeş · Tılsım Yayınevi · 202621 okunma
9/10
·200 syf.··
2026 11. kitabı
Şermin Yaşar ilk bakışta sımsıkı örülmüş görünen bir aile nakışını ilmek ilmek söküyor bu romanda. Üstelik bunu yaparken her karaktere kendi sesini, kendi hakikatini veriyor. Herkes konuşuyor, herkes kendi penceresinden anlatıyor. Sonra kitabın bir yerinde yazar adeta geri çekilip okura dönüyor ve soruyor; "Şimdi anlatılanları dinledin, peki sen ne anladın?Gerçekte ne oldu?" Sayfalar ilerledikçe sırlar yumak yumak çözülüyor. Bir ucundan çekilen ip, hiç umulmadık geçmişlere, kırgınlıklara, suskunluklara ve yaralara çıkıyor. Aile bağlarının insan kaderine attığı düğümler, anne babaların farkında olarak ya da olmayarak çocukların omuzlarına bıraktığı yükler bir bir görünür hale geliyor. İnsan ister istemez düşünüyor; hayatımıza vicdan azabı gibi oturan şeyler gerçekten bir gün yerinden kalkabilir mi? Bu kitap; görünenden fazlasının var olduğuna inananlar, insan ruhunun karanlık ve kırılgan taraflarıyla yüzleşmekten kaçamayanlar ve her hikayenin görünen yüzünün ardında başka bir hikaye saklı olduğunu bilenler için unutulmayacak bir okuma deneyimi sunuyor . Ben Şermin Yaşar'ın kitaplarını, hatta çocuk kitaplarını dahi çok seviyorum. Bu kitap da gerçekten edebiyat dünyasında iz bırakacak bir eserr. Her yaştan, her kesimden, herkese hitap edebilecek bir kitap bilhassa tavsiye ediyorum.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
Reklam
Reklam