"Silkip at üstünden tembelliği" dedi ustam,
"kuş tüyü üstünde, yorgan altında kavuşulmaz üne;
Üne kavuşmadan yaşamını tüketen kişi, dumanın havada, köpüğün suda bıraktığı iz gibi bir iz bırakır yeryüzünde."
"Öyle. Bu tanımı Görkem yapmıştı zamanında ve sonra şey demişti: Biz altı düğümle birbirine bağlanan altı ip parçası gibiyiz. Birimiz koparsak onu yeniden bağlayabilsek bile bir düğüm daha eklememiz gerekir halkaya. Düğümler iz bırakır, izler yaradır. Ne kadar çok düğüm, o kadar çok yara."