Yaşadığımız hayat, istediklerimizi yaşayabildiğimiz bir hayat olmayabilir. Fakat okuduğumuz kitaplarla ve mükemmel hayal gücümüzle sayısız hayat yaşamak bizim elimizde…
Cheers to the marvelous worlds of the books
“İnsanlar en önemli işlerini yatarak yapar diye düşünüyorum. Yatarak doğar, yatarak büyür, yatarak ürer, yatarak iyileşir, yatarak dinlenir, yatarak doğurur ve yatarak ölür. Ölüm sonrasında ise hepten yatar. Bütün bunlar yataysa, geriye dikey olarak ne kalıyor ki zaten! Homo erectus hâli, bize omurga ağrıları veren geçici bir hâldir olsa olsa. Yoksa öyle değil mi? Yatay hâldeki bütün etkinliklere; dünyaya gelmeye, bir süre sağ kalmaya, dünyaya getirmeye ve her şeye anlam katan bir tür diklenme hâli mi? Hayata diklenmek, direnmek, mücadele etmek.”
“İnsanlar da yaşlandıkça, bir anlamda ağaçlaşır. Gençken insan insandır, ağaç ise ağaç. Yaşları ilerledikçe birbirlerine benzemeye başlarlar. Hiç kimseyi bağışlamayan merhametsiz yerçekimi, insanların da ağaçların da gövdelerini aynı biçimde büker; eklemlerini aynı amansız şişkinliklerle yumrulaştırır, düğümler.”