Yaşadığımız hayat, istediklerimizi yaşayabildiğimiz bir hayat olmayabilir. Fakat okuduğumuz kitaplarla ve mükemmel hayal gücümüzle sayısız hayat yaşamak bizim elimizde…
Cheers to the marvelous worlds of the books
“Romanlar, Tereza’ya yetersiz bulduğu yaşamından düşsel bir kaçış imkânı vermiyorlardı sadece; elle tutulup gözle görülen nesneler olarak da anlam taşıyorlardı; sokakta, koltuğunun altında kitapla yürümek müthiş hoşuna gidiyordu. Geçen yüzyılda zarif bir baston, şık beyler için ne anlam ve önem taşıyorsa, Tereza için de kitap aynı şeydi. Onu başkalarından farklı kılıyordu.”
“Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyunundan Fethi Naci’nin bir sözü sayesinde kurtuldum: ‘Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?’ demiş Fethi Naci.”
Bunca şüpheden sonra senin gözlerine güveniyorum. Tüm yaralarımı iyileştiren merhem gibisin. Beni benden alıp hiçe emanet ettim. Bunca ölümden sonra yine canlandım. Bunca uzaklaştırılmadan sonra eve geldim. Bunca görüşmeden sonra yine penceredeyim. Bunca şüpheden sonra senin gözlerine güveniyorum. Senden önce nefes almamışım, havadaki senin nefesin ise. Gazel dinlemeyeceğim senden sonra, ses senin sesin ise.(Bir Farsça şiir)