Gerçek ayrılık tam anlamıyla bir unutuşla başlar. Yalnız bizim değil, bizi bilenlerin de unutuşuyla. O yerden, o mekandan, o insandan bizde süren, bizi oluşturan ne varsa, hepsinin belleğimizden, benliğimizden, hayatımızdan silinip gitmesiyle ... Oysa bu hiçbir insan için hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Ta ki ölüm, bizi tanıyan en son insanı da çekip alsın dünyadan.
İnsanın kendisini özel bir kimlik, bu dünya için bir değer haline getirebilmesinin tek yolu, doğanın ve toplumun ondan esirgediği ne varsa, onları büyük bir akıl ve ruh olgunluğu ile tersyüz ederek, varlığını yeniden oluşturma, kendi gerçeğini kendi kalbiyle yaratma ve dünyaya bu değerlerle katılabilmesindedir.