İzzet Eroğlu

İzzet Eroğlu
@izzeteroglu
5/10
·256 syf.··
2022 19. kitabı
Eserin otuz üç sayfası anı niteliğinde olup kalan kısmı yazarın çeşitli dergi ve gazetelerdeki yazılarından oluşmaktadır. Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan yazar çeşitli yerlerde çalışmış ve hak ve özgürlükleri savunan bir savcı olduğunu belirtmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki eserin ismi, anılar eserin küçük bir kısmını oluşturduğundan yanıltıcıdır. Esasında yazar yazdığı yazılar üzerinden anılarını yazmıştır. Bu nedenle bir kısmı güncelliği kalmamış ve çok da orijinalliği bulunmayan yazılar sıkıcı hâle bürünmektedir. Eserin küçük bir kısmını oluşturan anılar okumaya değer. Anılarda savcıların görev yapma şartları ve siyasi müdahale ve sonuçları konularında çıkarımda bulunmak mümkün. Ayrıca bazı ilginç olaylara da rastlamak mümkün. Çorum Osmancık’ta boşanma davasında hükûmet tabibi gözetiminde gerçekleştirilen ilginç ispat hadisesi zikre değer.
Adalet Diye Diye...İsmet Kemal Karadayı · Yön Yayıncılık · 19921 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·145 syf.··
2022 18. kitabı
İstanbul’un fethinin beş yüzüncü yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan bir eser olup genel olarak Osmanlı ve diğer ülkelerindeki adalet teşkilatı ele alınmıştır. Yazarın da dürüst bir şekilde belirttiği üzere Fatih döneminde adalet teşkilatının ve yargının durumuyla ilgili güvenilir kaynaklar olmadığından ve kaynaklarda gerekli veri bulunmadığından gerçek anlamda konu ele alınamamıştır. Eserin adından Fatih döneminde adaletle ilgili somut örneklerin de olduğu anlaşılsa da bu anlamda eser beklentileri karşılamamaktadır. Yazar Fatih döneminde farklı şekillerde karşımıza çıkan Fatih Camisi’nin inşası sırasındaki mimarın elinin kesilmesi olayıyla ilgili olarak olayı doğrulayacak güvenilir veri olmadığını dile getirmiştir. Kanaatimce eserin tek özgün tarafı Fatih Kanunnamesi ve Kanunname’de yer alan kardeş katline cevaz veren hükümden hareketle Kanunname’nin sıhhatinin ele alındığı kısımdır. Yazar ikna edici bir şekilde iddia edilen Kanunname’nin mevcut olmadığını, böyle bir Kanunname’nin mevcudiyetine delalet eden tarihî vesika olmadığını, söz konusu Kanunname’nin Viyana Kütüphanesi’nde bulunmasına rağmen bu belgenin tarihinin Fatih’in vefatından 143 sene sonrasına ait olduğunu, Kanunname’yi yazan kişiyle ilgili bilgilerin tutarsız olduğu, kardeş katliyle ilgili hükmün Hammer tarafından farklı bir şekilde aktarıldığını ve bu sebeplerle söz konusu Kanunname’nin varlığına delalet eden tarihî veri olmadığını ortaya koymuştur.
Büyük Türk Hükümdarı, İstanbul Fatihi, Sultan Mehmed Han ve Adalet HayatıAli Himmet Berki · Türkiye Adalet Akademisi · 20203 okunma
7/10
·248 syf.··
2022 17. kitabı
Eser, klasik bir köy romanı niteliğinde. Köy romanlarında işlenen bilindik konunun dışına çıkılamamış ve yeni bir tarz ortaya konamamıştır. Yılkı Atı’ndaki yazarı mumla arıyoruz. Eserde hem yetim hem de öksüz Çelo’nun amcası ve yaşadığı Gündoğdu köylüleri ile ilişkileri bir miras konusu üzerinde ele alınarak taşrada eşrafın gaddarlığı ve hak aramanın zorluğu işlenmiştir. Çelo yetim ve öksüz kalınca küçüklüğünden itibaren amcasının işkence ve kötü muamele dolu yaşamına katlanmak zorunda kalır. Ancak amcasının kızı Kezik ile birlikte yalnız yakalanınca köyden ayrılmak zorunda kalan Çelo yıllar sonra köye babasının mirasını almak üzere döner. Çelo’nun hak arama mücadelesi taşranın görünen ve görünmeyen duvarlarına çarpar ve Çelo bir türlü çeşitli oyunlarla hakkına kavuşamaz. Eserde hak arama için mahkeme süreci bulunmamakla birlikte eserden adalete erişimin ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Çelo’nun arkadaşı Ahmet’in şu uyarıları köyde orman kanunlarının işlediğini açıkça ortaya koymaktadır: “Korkarım Çelo, korkarım. Burası köy yeri. Burada babayiğitliğin dokuzu eyvallah demektir. Diklenmeye pek gelmez köy yerinde. Burda kanun kuvvettir. Burda kanun varlıktır. Burda kanun insanın arkası olmaktır. Fakir isen belin kıyamete kadar büküktür. Bir tekme yersin köy yerinde. Nerden geldiğini bilmezsin. Tilki bile başsağlığı geçinemez köy yerinde.” (s. 110) Adalete erişim çok önemli bir sorun olduğu gibi dava sonrası süreçle ilgili hak arayanların kanaatleri de son derece olumsuzdur. Yargılamanın uzunluğu, yargılama masrafları, yalancı şahitlik de hasbelkader istenmeyen bir konu mahkemeye intikal ederse karşılaşılan sorunlardır. Adalete olan güvensizlik hakkında, emekli bir hâkimin Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ermeni ve Rumlardan kalma açık artırma ile satın aldığı
ÇeloAbbas Sayar · Cem Yayınevi · 1978244 okunma
8/10
·440 syf.··
2022 16. kitabı
İngiltere’nin Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluğa nasıl dönüştüğünün anlaşılması bakımından Sanayi Devrimi öncesi süreci anlatan kıymetli bir eser. Burjuvazi ağırlıklı ve düzenli toplanmayan Avam Kamarasının parlamentonun üstünlüğünün hâkim olduğu bir sisteme dönüşmesi sadece kronolojik olarak değil; sosyal, ekonomik ve diğer yönlerden ele alınmıştır. 1645-1660 ara döneminde ilan edilen Cumhuriyet rejiminin yönetimi sistemine kalıcı etkileri, mülkiyet ve ekonomik ilişkiler üzerinde sistemin dönüşümü ve gelişimi, bütçe hakkının yerleşmesi, din – devlet ilişkileri bağlamında kilisenin etkisinin azalarak laik bir sisteme doğru yöneliş ve diğer konular tatminkâr bir şekilde işlenmiştir.
İngiltere'de Devrim ÇağıChristopher Hill · İletişim Yayınları · 201632 okunma
5/10
·249 syf.··
2022 15. kitabı
Eserde Osmanlı’nın Mısır’ının 18. yüzyılı, yönetim aracı olan hane çerçevesinde ele alınmıştır. Hane politikasının siyasi sosyal ve ekonomik temelleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ege’deki Kazdağlarından Mısır’a giden ve Mısır yönetiminde etkili olan Kazdağlıların akademik incelemesi niteliğindeki eser münhasıran Mısır’ın 18. yüzyılını akademik olarak inceleyenlere hitap etmekte olup genel kültür kitabı olarak okunacak nitelikte değildir.
Osmanlı Mısırı’nda Hane PolitikalarıJane Hathaway · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20093 okunma